Geriye kırılmış bir vicdan, tükenmiş bir merhamet ve büyütülmüş bir kin bıraktılar. Bugün Türkiye’de ahlak, sevgi ve saygı en çok dilde var, hayatta yok. Dindarlık vitrinde, adalet ise yok hükmünde. Kul hakkı söylemde kutsal, pratikte sıradan.

İnsanlar yoksullukla boğuşurken israf normalleşti; liyakat yerini sadakate, erdem yerini itaate bıraktı. Sevgi yerini korkuya, saygı yerini güce biata terk etti. “Dindar nesil” söylemiyle başlanan yol, ne yazık ki kindar, tahammülsüz ve ötekileştiren bir neslin inşasına çıktı.

Bugün yaşadığımız kriz sadece ekonomik değil; bu, derin bir ahlak krizidir. Ve bu kriz, sloganlarla değil; adaletle, dürüstlükle ve hesap verebilirlikle aşılabilir. Aksi hâlde toplum, kaybettiği değerlerin yasını tutmaya devam edecektir. Bu da ancak mevcut iktidarın değişimiyle mümkündür.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber