banner240
banner237
banner238

“Kapı Bir Kez Çalındı… ve Hayat Bir Daha Aynı Olmadı!”

“Kapı Bir Kez Çalındı… ve Hayat Bir Daha Aynı Olmadı!”  Bazı evler vardır… içinde sadece insanlar değil, geçmiş yaşar. Bazı geceler vardır… bir ömre bedel olur. Ve bazı sırlar vardır… konuşulmadıkça büyür, büyüdükçe öldürür.

Yeni sezonun en çarpıcı yapımlarından biri olmaya aday “Işık Sönmeden”, seyirciyi ilk anda romantik bir atmosferin içine çekiyor. Carl, uzun zamandır sevdiği Clara’yı evine davet eder. Şaraplar açılır, müzik çalar, gülüşler yükselir… Her şey nihayet güzel bir başlangıç olacak gibidir.

Fakat mutluluk tam kapıyı aralamışken, bir gerçek hızla içeri sızar.

Carl’ın ağabeyi Lukas’ın gelişiyle evin havası değişir. Lukas sadece bir insan değil, aynı zamanda geçmişin taşıdığı ağır yük gibidir. Çünkü bu evin bahçesinde yıllar önce yaşanmış bir trajedi vardır: öldürülen anne-baba, kaybolan bir kardeş ve yıllardır susulan bir hikâye…

“Işık Sönmeden”, üç karakterin arasında sıkışan aşkı, vicdanı ve korkuyu adım adım büyütürken seyirciye tek bir soru sorduruyor:

İnsan gerçeği bilmeden mi yaşar, yoksa bilip susarak mı ölür?

Oyun ilerledikçe izleyici şunu fark eder: Bu evde herkes birini koruduğunu söylüyor… ama aslında herkes bir şey saklıyor. Aşk, bir sığınak gibi görünürken; kelimeler tehdit, sessizlik ise bir silaha dönüşüyor.

Ve ışık sönmeden önce, bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalınıyor.

“Işık Sönmeden”, yalnızca bir aile dramı değil; aynı zamanda adalet, travma ve insanın kendi içindeki karanlıkla hesaplaşması üzerine güçlü bir psikolojik gerilim.

Çünkü bu hikâyede mesele ne aşk… ne kavga…
Mesele şu:

Gerçek ortaya çıkarsa kim ayakta kalacak?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber