Trabzonspor, zirve yarışında evinde ligin en zayıf ekiplerinden Fatih Karagümrük’ü konuk etti!
Ya da en azından biz taraftarlar öyle diyoruz.

Ama saha içinde öyle bir lüks yok.
Teknik direktör de, oyuncular da hiçbir rakibi “zayıf” diye küçümseyemez, hafife alamaz. 
Alırsa bedeli ağır olur; tarih bunun örnekleriyle dolu.

Fatih Karagümrük maçının kadrosuna bakınca anlıyoruz ki hocamız geçen hafta denediği maceradan ki, o deneme fiyaskoya giderken son anda toparlanarak galibiyet alınmıştı.

Bu haftaya gelince baktıkki bizim Tekle maceradan vazgeçmemiş. 
Aynı sistemi, aynı riskli dizilişi sahaya sürmüş.

Sağ bek Pina, sol bek Lovik kulübede.
Ozan sağ bekte, Türkiye’nin en iyi stoperi Batagov sol bekte.

Hocam, bunun mantığını bir anlatır mısın? 
Gerçekten merak ediyoruz. 
Ne düşünüyorsun, neyi hedefliyorsun?

Bir haftadır bu maçı düşünüyorum ve içimde bir huzursuzluk vardı.

Orta sahadaki Folcarelli ve Zubkov eksikliği zaten başlı başına endişe kaynağıydı. 

Üstüne Fatih Karagümrük son üç deplasmanında Başakşehir, Göztepe ve Kasımpaşa gibi takımlara direnip gol bile atmış, hepsine yenilmiş ama kolay lokma olmadığını göstermişti.

İşte tam da bu yüzden “Acaba hafife alır mıyız?” korkusu içimi kemiriyordu.

Maç başladı. Trabzonspor pozisyon üretmekte zorlandı ama bulduğu tek net fırsatta Onuachu sahneye çıktı 1-0.

Ne yazık ki bu üstünlük sadece 8 dakika sürdü.
En tecrübeli diye sahada tuttuğumuz, hatta sistemin onun için değiştirildiği Savić’in inanılmaz derecede amatör bir hatası be gol yedik Skor 1-1.
Devre bu şekilde bitti.

İkinci yarıda gelen galibiyet golleri var ama şunu net söyleyelim!
Trabzonspor ikinci yarıda neredeyse hiçbir şey oynamadı.
Hiçbir organize atak, hiçbir akıcı oyun yoktu.

Sadece iki duran top ve bir oyuncunun (Nwaiwu) iki şık kafa vuruşu!
47 ve 50. dakikalarda gelen bu gollerle skor 3-1 oldu ve Fatih hoca da “mecazi anlamda” ipten alındı.

İnanın 90 dakika boyunca izlediğimiz şey resmen bir “Tekke macerasıydı”

Orta saha oyuncusu bekte, stoper açıkta, sağ bek orta sahada!

Bir ara “Hocam bi cesaret, Onuachu’yu kaleye koyacak, Onana’yı forvete atacak” diye bekledim ama o bile bu kadar uçuk bir çılgınlığa cesaret edemedi sanırım.

Sonuç?
Kazanılması mecburi olan bir maçtı ve kazanıldı. Hepsi bu.

Ama futbolun kuralı basit ve acımasızdır!
Hafife alırsan, ne kadar büyük takım olursan ol, faturası çok ağır olur.

Umarım bir sonraki maçta bu maceralara son verir, daha tutarlı ve kendinden emin bir Trabzonspor izleriz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber