banner128
banner222
''TDK’ya baktığımda hiçbir anlamı olmayan bir ifade olarak karşıma çıktı ALGI. Hiçbir anlamı olmayan kelimeler ile ifade ederek “şey, şey” diye yazıp gidiyor. Çeşitli kaynaklarda ise herkes kafasına göre takılmış.
 Biz ise somut kavramlar üzerinden gidip eylemin gelişmesine bakarak olayı çözüp, tanımı yapmaya, analiz etmeye çalışırsak, bize göre, ALGI diye tanımlanmaya çalışılan eylem; kişinin bilinçaltında, kendisine yön verecek tanımlamaların ve önermelerin oluşması olarak görebiliriz.
 Bireye yaptırılmak istenilen bir eylem veya yönelim direk emir olarak verilecek olursa tepki oluşacaktır. Çünkü birey, her zaman karşıdan gelen “emir” kiplerine karşı tepki oluşturma gibi bir fıtrata sahiptir. Tıpkı cisimler, sıvılar gibi. Etki-tepki misali. Sıvı ve masum görünen su bile ne kadar sert bir eyleme maruz kalırsa o da ona o denli sertleşir, tepki oluşturur ve karşı koyar.  Mesela 65 metreden suya bir cisim düşse, su ona karşı taş etkisi gösteriyor. Suya kurşun sıksanız girmez, taş gibi seker. İnsan da fıtratı gereği böyledir.
 Genelde insan emirler karşısında küçümsendiğini ve kullanıldığını hissedince bu emirlere karşı tepki oluşturur. Bu bir nevi bilinçaltı tepkidir.
 Bunun yerine, eylem, çeşitli araçlar ile bireyin bilinçaltına komut olarak gönderilmek suretiyle onu düşündürmek veya yönlendirmek olarak karşımıza çıkar. İstenilen eylemin ona yaptırılabilmesi için, onun bilinçaltına gizli komutlar göndermek suretiyle ona yönelim oluşturulur ve birey, onu karşıdan değil de kendinden oluştuğunu algılar ve tepki oluşturmaz. Buna yabancı ifade ile  “subliminal mesaj” deniyor. Yirmi beşinci (25) kare tekniği de deniliyor.
Gizli uyarı, gizli yönlendirme. Mesela amiyane tabir ile “eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek” deyimi gibi. Hiç aklında olmayan, düşünmediği bir olayı ona o anda düşündürtme gibi. Aklında olmayan bir olayı onun aklına düşürmek…! Kuşku uyandırmak. O fikir tohumunu onun aklına ekmek!  
 Günümüzde bu kelime çok kullanıldığı gibi toplumları yönetme yöntemi olarak ta çok yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.
Günümüzde en yoğun kullanılan alanlardan biri ise görsel medyadır. Haberler ile yapıldığı gibi diziler aracılığıyla da çok yoğun bir şekilde yapılmaktadır. Bu şekilde kültürümüze ve de inancımıza müthiş bir saldırı yapılmaktadır. Bu yöntemler ile aile yapımız bozulmaktadır.
 “Görsel medya” dediğimiz, genelde TV lerdeki diziler üzerinde yoğun bir şekilde yapılan bu yöntemlerden sadece birinden bahsetmek istiyorum. 
 Dizilerde oynayan oyuncuların çoğunun dudaklarına dikkat edin. Kadın veya erkek hiç fark etmiyor!!!;
1.       Kadın-erkek, hepsinin dudakları boyalı,
2.       Genelde kadınlarda ise çoğunlukla dolgun dudaklı kadınlar başrollerde oynuyor,
3.        Zaten bu kadınlar en güzel kadınlar şekline (!) sokulmuş olanlar…!,
4.       İŞİN EN ÖNEMLİ YANI İSE; kamera sürekli dudaklara odaklanıyor…!!!
 Tabi bundan sonrasını daha anlatmaya gerek yok. Çünkü bundan sonrasının detayı çok geniş…! Buradan ötesini psikologlara bırakalım!
 Zaten beslenme ürünleriyle gençlerin genleri bozulurken bir de psikolojik olarak ruhu teşvik ediliyorlar... O genç, cinsiyeti ne olursa olsun artık sürekli başkalarının dudaklarına gözü takılır ve aklına sürekli cinsellik gelir. Gizli mesaj…!
Büyük ihtimalle, en yakın enses ilişkiye doğru sürüklenebiliyor da. Ailesiyle dizi izleyen ergen çocuğun bilinçaltına bu “algı” yönelimi düşürülmek suretiyle onun gözü bir anda evde herhangi birinin dudağına kayabilir.
 Başka bir teşvik algısı ise renkler:
 Sosyal medya üzerinden kısa mesaj paylaşımı yaparken bazı arka plan renkleri, cinsiyet sembolü haline getirilmiş karışık arka plan renkleriyle donatılmış. Ayını renkler şemsiyelerde de var artık bolca ve ucuz (!) ca satılmaya başlandı. Şemsiye dediğimiz siyahtı eskiden. Ve tek renkti. Bayanların şemsiyeleri ise daha açık ve yine tek renkti. Şimdi ise “– baksana, rengârenk, gökkuşağı gibi” diye yutturuyorlar karışık cinsiyet sembolü haline getirilmiş renk dizilimleriyle... Masonluk teşkilatında olduğu gibi, bu kişiler toplum içerisinde birbirlerine gizli mesaj göndermek suretiyle toplumda kendilerine psikolojik güç sağlıyorlar. Yalnız olmadıkları mesajı veriliyor. Tabi bu renkleri bilmeden de kullanan çok kimse var, onu da belirtelim.
Bu diziler ve renkler ile artık bu yönelimin normal olduğu bilinçaltına işlenerek toplum iyice felakete sürükleniyor.
Tabi bunlar, yüzlerce algıdan sadece ikisi. Birçoğunu zaten sizler de biliyorsunuz.
 (Ar. Yazar Mümin Sağlam
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner220

banner133