Turkcell Süper Kupa yarı final müsabakasında Trabzonspor, Galatasaray ile Gaziantep’te karşı karşıya geldi.

Trabzonspor’un sakatlıklar nedeniyle kadrosunun oldukça eksik olduğu herkesçe biliniyordu. 
Bu yüzden maçın favorisi açık ara Galatasaray olarak görülüyordu zaten ama, 4-1’lik sonuç yinede bizi oldukça üzdü.

Trabzonspor cephesi ise “Bu maçların favorisi olmaz, motivasyonumuz yüksek ve iyi hazırlandık” diyerek taraftara umut verse de, gerçekler görüldüğü gibi farklıydı. 

Milli takımlarında olan Onuachu ve Oulai’nin yanı sıra stoper Saviç ile sol bek Mustafa Eskihellaç’ın sakatlıkları, takımı ciddi şekilde zor durumda bıraktı.

Tabiri caizse, bu kadar eksikle “omurgasız” bir kadronun nasıl başarı elde edebileceği merak konusuydu.

Bu arada, süper kupa maçlarının devre arasına, yani Ocak ayına denk getirilmesi bence büyük bir hataydı. 
Kış şartları nedeniyle hava soğuk, karlı ve buzlu; bu da seyahat edecek taraftarları zor durumda bırakıyor. 
Hayatını ve malını riske atmak istemeyen insanlar doğal olarak böyle maçlardan uzak duruyor, tribünler boş kalıyor.

Bu tür turnuvaların sezon öncesi veya sezon sonunda, daha sıcak havalarda düzenlenmesi gerçek bir futbol şöleni yaratırdı. 
Oysa şu anki zaman ve ortamda o karnaval havasını yakalamak mümkün olmadı.

Ayrıca, TFF’nin Afrika Uluslar Kupası’nın bu tarihlere denk geleceğini ve kış şartlarının turnuvaya gölge düşüreceğini öngörememesi tam bir skandaldı.

Boş tribünler önünde oynanan maç, yine de her iki takım için iştahlı ve tempolu başladı. 

Bence Trabzonspor beklenenden çok daha iyi bir giriş yaptı; sahada gösterdiği mücadele ve oyunla beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi.
Pozisyonlar bulan Trabzonspor’un attığı bir gol, ofsayt nedeniyle iptal edildi. Ancak 38. dakikada Sallai’nin asistinde Barış Alper Yılmaz’ın golüyle Galatasaray 1-0 öne geçti.

İlk yarının bitiminde, 45+2. dakikada Icardi’nin asistinde ne acıdır ki, sakatlıktan dönen eski oyuncumuz Eren Elmalı gol atarak skoru 2-0 yaptı.

Bouchouari, Ozan, Onana, Serdar ve Olaigbe’nin ilk yarıdaki kötü performansı dikkat çekti. 
Zaten eksik kadroda bu oyuncuların yüreklerini sahaya koyamaması hem düşündürücü hem de üzücüydü.

İkinci yarıya Trabzonspor umutla ve iyi başladı. 55. dakikada Olaigbe’nin asistinde Augusto’nun şık vuruşu skoru 2-1’e getirdi ve takım yeniden canlandı.

Ancak hücuma çıktığımız bir anda Zubkov’un amatörce top kaybıyla Galatasaray ani atağa kalktı ve bizi eksik yakaladı. 63. dakikada Yunus Akgün’ün golü skoru 3-1 yaptı, işimiz iyice zorlaştı.

Bitmedi; 81. dakikada Icardi’nin golüyle skor 4-1 oldu ve Galatasaray rahatladı.

Trabzonspor’un Süper Kupa’ya veda etmesine açıkçası üzülmedim. 

Üzüldüğüm şey, zor anlarda yüreğini ortaya koyamayan oyunculara sahip olmamız ve 4 gol yemiş olmamızdı.

Burada teknik direktöre ya da oyunculara kızmak istemiyorum. Bu oyuncuların kapasitesi bu kadar; hocanın da elindeki kadroyla yapabileceği fazla bir şey yok. 

Asıl eleştirilmesi gereken yönetimdir.
“İki ay önceden transferlere başlıyoruz, dönem açılır açılmaz yeni isimleri katacağız” demelerine rağmen hâlâ bir arpa boyu yol alınamamış olması, takımı bu hale düşüren en büyük etkendi.
Bu yüzden yönetimi eleştirmek gerektiğine inanıyorum.

Seyirci olarak kızgın olabilir ve eleştirebiliriz, ama aynı zamanda nereden nereye geldiğimizi ve gerçekçi hedeflerimizi hatırlamakta fayda var.

Sabır, sabrın sonu selamettir.
Bir çiçekle bahar gelmeyeceği gibi, süper kupadan elenmekte bizim adımıza çok büyük bir kayıp olarak görülmemeli. 

(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber