Doğal yapı, doğal güzellik korunarak da tesisler yapılabilir. 
Her şey insan içindir. İnsanların doğal güzellikten istifade edebilmeleri neyi gerektiriyorsa doğaya bunun yapılması bir gereklilik, bir ihtiyaç, bir zorunluluktur.

Doğa bozulacak diye yapım yasağı uygulansaydı yeryüzünde barınacak ev olamazdı. 
Burada esas olan doğa ile uyumlu, doğa ile barışık tesisler yapılmasıdır.

Yol olmadan bir doğal güzelliğe gidemezsiniz, yemek yeme yeri yoksa acıkınca yemek yiyemezsiniz, konaklamak isteseniz otel yoksa gece konaklayamazsınız, tuvalet yoksa ihtiyacınızı gideremezsiniz, cami yoksa ibadet edemezsiniz...

Esas olan bu yatırımların bir plan dahilinde kontrollü ve denetimli olarak yapılmasıdır. 

Sermayeye gelince, kimde para varsa o yapabilir. Esas olan yasalara ve işletme esaslarına uymaktır. Halkın geneline hitab edecek fiyat ve işletme politikası uygulamaktır. 

İstemezük demekle yatırımlar engellenmemelidir. İnsanların ihtiyacı neyi gerektiriyorsa o elzemdir ve yapılmalıdır.

Atilla Ataman 'ın Erikbeli'ndeki tesisleri bunun en güzel örneğidir. Bolu Abant'taki tesislere bakınca ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. 

Olaya bakışım ve görüşlerim kurumsal değil, kişiseldir. Yani bağlı bulunduğum kurumlar, stk'lar ve kuruluşlar adına değil, kendi adımadır; beni bağlar; bir de görüşlerime itibar edenleri...

Hiç bir zaman kimsenin adamı olmadım, kimsenin adamı değilim, yandaşı olmadım, yandaşı değilim. Kimse adına yazmıyorum. Tesis yapanları ne gördüm, ne de tanıyorum...
Kamuya saygı ile arz ederim.
(Abdullah GÜLAY)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber