Orman statüsünden çıkartılan alanın tam 936 bin metrekare büyüklüğünde olduğunu belirten Suiçmez "Bu veri sadece kuru bir rakamdan ibaret değildir; yan yana getirilmiş tam 131 standart futbol sahası genişliğinde, yılların birikimi olan canlı bir orman ekosisteminin bir gecede haritadan silinmesi demektir." dedi.
CHP'li Suiçmez ayrıca, konunun peşini bırakmayacaklarını, Bu arazilerin Millî Emlak üzerinden hangi yandaşlara, hangi bedellerle satılacağını takip edeceklerini, takas edildiği söylenen çorak hazine arazilerinde gerçekten orman kurulup kurulmadığını denetleyeceklerini vurguladı.
SİBEL SUİÇMEZ'İN YAZILI AÇIKLAMASINI DİKKATLERİNİZE SUNUYORUM:
“131 FUTBOL SAHASI ORMANI YOK EDİP, EKOLOJİK BORÇ SENEDİYLE MİLLETİ KANDIRAMAZSINIZ!"
Dün gece yarısı, herkes uykudayken yine tek bir imzayla bu ülkenin akciğerlerinden bir parça daha sökülüp alındı.
19 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile tam 23 ilimizde, sınırları cetvelle çizilmiş orman alanlarımız tek bir gecede orman statüsünden çıkarıldı.
İktidar temsilcileri hemen her zamanki gibi masal anlatarak; bu alanların zaten orman vasfını yitirdiğini, tarım alanına dönüştürüleceğini ve yerine iki katı kadar yeni fidan dikileceğini söyleyecekler.
Biz ise siz kimi kandırıyorsunuz diyoruz:
Gerçek şudur ki; orman statüsünden çıkartılan alan tam 936 bin metrekare büyüklüğündedir.
Bu veri sadece kuru bir rakamdan ibaret değildir; yan yana getirilmiş tam 131 standart futbol sahası genişliğinde, yılların birikimi olan canlı bir orman ekosisteminin bir gecede haritadan silinmesi demektir.
Yaklaşık iki Vatikan devleti büyüklüğündeki bu devasa alanı, "vasfını yitirdi" diyerek betona, ranta ve madene açmanın hukuki kılıfını hazırlayıp, ardından lütufmuş gibi "çıkarılan alanın iki katı kadar hazine arazisine yeni orman yapacağız" demek aklımızla alay etmekten başka birşey değildir.
Orman yapmak, saksıya çiçek dikmek gibi değildir.
Bir metrekarelik gerçek bir orman toprağının oluşması için doğanın binlerce yıla ihtiyacı vardır.
Orman , sadece yan yana duran ağaçlardan ibaret değildir; o ağaçların altındaki alanda ve toprakta gözle görülmeyen mikorizalmantar ağları, devasa su tutma ve kök sistemi ,binlerce mikroorganizmanın oluşturduğu canlı bir dünya vardır.
Siz yüz yıllık, oturmuş, dengesini bulmuş bir orman ekosistemini yok edip, sonra da gidip bir dağın tepesindeki, kayalık, toprağı bile olmayan çorak bir Hazine arazisine fidan dikip yok ettiğiniz ormana karşılık ormanlık alan yaptığınızı iddia etmektesiniz. Oysa bilimsel gerçekler göstermektedir ki bu şekilde diktiğiniz fidanların toprak derinliği yetersizliğinden, susuzluktan ve bozulan mikroklimadan dolayı neredeyse tamamı kuruyup gidecek, hayatta kalan çok az sayıdaki fidan ise bugün yok ettiğiniz ormanın ekolojik fonksiyonuna ulaşması en az 50 ila 100 yıl alacaktır.
Doğa biliminde biz buna ekolojik borç diyoruz.
İktidar, bugün yok ettiği ormanın yerine yarım asır sonrasının hayali fidanını koyarak bu milletin sırtına ödenmesi imkansızbir ekolojik borç senedi yüklemektedir.
Kararın ekindeki 99 sayfalık listeleri incelediğimizde karşımıza çıkan tablo tam bir ibret vesikasıdır. Cumhurbaşkanlığı makamı devlet yönetme makamı mıdır, yoksa mahalle kadastro şefliği midir?
Bir yanda Kocaeli’nde, Mersin’de, Muğla’da binlerce metrekarelik devasa orman arazileri endüstriye, turizme ve madene teslim edilirken; diğer yanda seçim bölgem Trabzon’da Akçaabat, Araklı ve Tonya ilçelerimizde toplam 2.501 metrekarelik alanlar, Sakarya Taraklı'da ise 399 metrekare gibi tek bir ev arsası kadar yer orman vasfı dışına çıkartılmaktadır.
Denizli'de orman vasfı dışına çıkartılan 12 alanın 9'unun sadece Çameli ilçesinde yoğunlaşması, yerel düzeyde genişleyen tarım işgallerinin "Ek 16" kılıfıyla nasıl tapulanıp satılacağını göstermektedir.
Aynı şekilde Rize Çayeli Ormancık Köyü'ndeki alanın Orman vasfından çıkartılması dik yamaçlardaki heyelan riski taşıyan tampon bölgeleri yerleşime açarak yarın yaşanacak felaketlerin altına bugünden imza atmaktır.
Biz bu yağmayı adım adım adım izleyecek, Orman dışına çıkarılan her bir metrekarenin koordinatlarını uydudan, coğrafi bilgi sistemleriyle santim santim takip edeceğiz.
Bu arazilerin Millî Emlak üzerinden hangi yandaşlara, hangi bedellerle satılacağını takip edecek, takas edildiği söylenen çorak hazine arazilerinde gerçekten orman kurulup kurulmadığını denetleyeceğiz.
Ormanlarımız satılık varlıklar değildir. Bu ülkenin geleceğini, havasını, suyunu, eko sistemini yok edecek bu satışlara hayır demeye ve bu kara düzenle halkımızla omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz.
Av. Sibel SUİÇMEZ
CHP Trabzon Milletvekili"




