banner128
banner222

15 TEMMUZ PRANGALARI KABUL ETMEDİĞİMİZİN KANITIDIR

2016’da gözbebeğimiz, peygamber ocağı olarak vasıflandırdığımız Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bulunan ve yıllarca kendilerini bir şekilde gizleyen, bu topraklarla barışık olmayan bir yapı tarafından hain bir darbe girişimi gerçekleştirilmiştir.

Milletimizin vergileriyle alınmış ve düşmanlara karşı kullanılmak üzere hazırlanmış olan silah, tank ve uçakları bu aziz millete doğrultmaktan çekinmeyen hainler, 250’den fazla masum insanımızın şehid olmasına, 2 Binden fazla insanımızın da yaralanmasına neden oldular.

Bu hain darbe kalkışması sırasında milletinden aldığı emanete halel getirmeyen ve Hakk’ın muhafazası mücadelesini veren Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, canını ortaya koyarak söylemleriyle milletimize moral ve maneviyat aşılamıştır. Cumhurbaşkanımızın liderliği, halkına olan muhabbeti ve inancı sayesinde meydanlara dökülen MİLLETİMİZ azim ve kararlığıyla darbecileri geri püskürtmüştür.

Bu coğrafya birçok defa darbelerle yüzleşmiş ve uzun yıllar darbelerin enkazlarıyla boğuşmak zorunda kalmıştı. Lakin 15 Temmuz hain darbe girişimi, öncekilerden farklı bir yapıya sahip olması ve sonuçları itibariyle de gerek Türkiye gerekse dünya tarihine geçmesi bakımından her zaman hatırlanmalıdır.

4. yıldönümünü yaşadığımız bu günlerde 15 Temmuz hain darbe girişimi sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir olay değildir ve öyle düşünülmemelidir. O gece İslam dünyasının mukaddes alanlarından olan mübarek Mescid-i Aksa ve Kudüs’teki kardeşlerimiz bile büyük bir heyecanla Türkiye’deki olayları takip etmiş ve Anadolu kalesinin düşmemesi için sabahlara kadar dualar etmişlerdir.

Türkiye tarihi, siyasi ve birçok fonksiyonları itibariyle mazlum coğrafyalar açısından önemli bir kilit taşı mesabesindedir. Bu asil millet, tarihte birçok defa ayaklarına vurulmak istenen prangaları, karşılığı ne olursa olsun kabul etmemiş, destansı bir şekilde 7’den 70’e mücadele ederek HAKK’IN HAKİMİYETİ İÇİN en sevdiği canlarını seve seve feda etmeyi bilmiştir.

AZİZ VE ASİL MİLLETİMİZİN bu özelliğini bilen siyonist zihniyet, 10’larca yıldan bu yana izlediği siyasetle ekonomik baskıların yanında manevi değerlerimiz üzerinde de oyunlar oynamak suretiyle etkisiz bir toplum ortaya çıkarmaya çalışsa da 15 Temmuz 2016, onların bu planlarının yırtılıp çöpe atıldığı bir gün olmuştur.

Evet, biz bu Anadolu coğrafyasını salt bir toprak parçası ve geçimlerimizi temin etmek üzere kullanılan bir arazi parçası olarak görmüyoruz ve görmemeliyiz. Müstekbirlerin bu coğrafyadaki niyetlerini çok iyi bir şekilde tahlil etmeli ve her an meydana gelen gelişmelere karşı teyakkuzda olmalıyız. Türkiye’nin her anlamda bağımsız olması yolunda bu asil milletin her ferdi üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeli ve birlik ve beraberlik içinde olmayı en büyük erdem kabul etmeliyiz.

15 Temmuz hain darbe girişiminden çıkartılacak derslerden belki de en önemlisi “ÜMMET” kavramının ne denli önemli olduğu gerçeğidir. Gerek Türkiye içinde gerekse mazlum coğrafyalardaki kardeşlerimiz bir olmak suretiyle bir milletin asıl gücünün tank, top, tüfek değil, imanlı yürekler olduğunu ispat etmiştir.

Türkiye’nin bağımsızlığı ve kendi ayakları üzerinde durması, aynı zamanda KUDÜS’ün özgürlüğünün de teminatıdır. Anadolu coğrafyasının her bir şehrinin Kudüs’le özel bir bağı vardır. Bu kopmaz bağların gençlerimizin zihinlerinden silinmesinin de ciddi bir proje olduğunun farkındayız. Yıllardır özellikle medya üzerinden yapılan olumsuz yönlendirmeler ve algılar ortaya çıkmış ve bunlara karşı çalışmalar son yıllarda hız kazanmıştır.

15 Temmuz hain darbe girişiminden her yönüyle dersler çıkartılmalı ve bu tarihi gün Malazgirt, İstanbul’un Fethi, Çanakkale Zaferi vb. gibi unutturulmamalıdır. Tarih tekerrürden ibarettir. Değişen zaman ve kişiler olur. Biz ibret alırsak tarihteki olayların tekrarına fırsat vermeyiz. Öyle dememiş miydi istiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy:

"Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Yıldönümü olması hasebiyle başta 15 Temmuz hain darbe girişiminde olmak üzere vatan müdafaasında canlarını feda eden şehidlerimize Allah’tan (c.c.) rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum.

İbrahim KARA

Trabzon Kudüs Kardeşlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner220

banner133