Çelişkilerle, zıtlıklarla, ayrılıklarla dolu bir ülkede yaşıyoruz.

            Birinin ‘ak’ dediğine diğeri ‘kara’ diyebiliyor. Ya da birinin karasına diğeri ak diyebiliyor.

             Gerçek ise bir türlü ortaya çıkmıyor, çıkartılmıyor.

             Ak diyenler bir uçta, kara diyenler diğer uçta, biri bir partide, diğeri diğer partide,  birbirine atışa devam ediyor.

             Siyasetinde işine geliyor, bu iki uça göre konumlanıyor, bu iki uçta taban buluyor, bulmaya çalışıyor, uçları parselleyerek oy devşiriyor.

              Nedir bu çelişkiler, zıtlıklar, ayrıştıran konular?

              1-Abdulhamit ulu hakan mı, kızıl sultan mı: Bir taraf ‘ulu’ hakan, diğer taraf ‘kızıl’ sultan diyor. Bir insan ya ulu hakandır (esasen ululuk yalnız Yaradan’a mahsustur) ya da kızıl sultandır. İkisi bir arada olmaz. Ya da ne ulu ne de kızıl sultandır. Ama asrın üzerinde bir süredir bu iki vasıf bir insana yükleniyor, üzerinden ideolojik ve siyasi tartışmalar yapılıyor, siyasette kullanılıyor, oy devşiriliyor.  Halbuki, her iki görüşte olan tarihçiler bir araya gelip, herkes belgesini ortaya koyup, ulu mu, kızıl mı olduğu ortaya çıkarılabilir, ama çıkarılmıyor. Çıkarılmıyor ki, siyasete malzeme olsun, politikada kullanılsın. 

              2- Lozan hezimet mi, zafer mi: Bu konuda siyasi ve ideolojik malzeme ve istismar alanı. Yıllardır tartışılır ama çözüm bulunmaz. Oysa ya zaferdir ya da hezimettir. Veya her ikisi de değildir. Hem zafer hem de hezimet bir arada olmaz, olamaz. Bu da tarihçiler tarafından aydınlatılabilir bir mevzudur ama aydınlatılmıyor.

             3-Vahdettin hain mi, değil mi? Kaçtı mı, gönderildi mi?

             4-Atatürk’ü Vahdettin mi Anadolu’ya gönderdi, yoksa ondan bağımsız mı gitti?

             5-Atatürk hakkında birbirine taban tabana zıt iddialar.

             6-İnönü ile ilgili çok farklı iddialar.

             7-Osmanlı padişahları içki içti mi, içmedi mi?

             8-Halifelik kaldırılmalı mıydı, kaldırılmamalı mıydı? Halifelik olmalı mı, olmamalı mı?

             9-Çanakkale geçildi mi, geçilmedi mi?

             10- Ethem hain mi, değil mi?  İsyan mı, değil mi? Haklı mı, haksız mı?

             11-Şeyh Said hareketi isyan mı, değil mi? Seyit Rıza isyancı mı, değil mi? Menemen hadisesi bir irtica kalkışması mı, değil mi? Bir komplo mu, değil mi?

             12-Şapka yüzünden insanlar asıldı mı, asılmadı mı? Bazı şehirlerimiz bu nedenle bombalandı mı, bombalanmadı mı? İskilipli Atıf Hoca şapka yüzünden mi asıldı?

             13-Devlet adamları ve parti liderlerine yöneltilen kıripto etnik kimlikler, masonluk iddiaları doğru mu, değil mi?

             14-Nazım Hikmet, Terzi Fikri, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, Ömer Ayna, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan gibi birçok isim hain mi, vatanperver mi?

             15-Adnan Menderes hakkında birbirine zıt iddialar doğrumu değil mi?.  Asılması doğru mu, yanlış mı? Haklı mıydı, haksız mıydı?

             16-12 Adayı İnönü mü verdi, Osmanlının son dönem padişahları mı verdi? Halen 18 küçük ada Yonana verildi mi, verilmedi mi?

             17-Geçmişte camiler ahır yapıldı mı, yapılmadı mı? Kur’an yasaklandı mı, yasaklanmadı mı? Geçmişti Meclise Din değişikliği, Hıristiyanlığa geçme teklifi verildi mi, verilmedi mi?

              18-Harf devrimi bir gecede cahil bıraktı mı, bırakmadı mı?

              19-Özal öldü mü, öldürüldü mü?

              20-Hasan Mezarcı delirdi mi, delirtildi mi?

               21-28 Şubat posmodern darbesini başta Ziyonistler olmak üzere, dış emperyalistler mi yaptı? Tüm Darbelerin dış bağlantıları var mıydı, yok muydu? Erbakan’a açılan kayıp tirilyon davası gerçek mi, tuzak mı?

               22- 60 Darbesini İnönü destekledi mi, desteklemedi mi?

               23-İslam’da başörtüsü ve tesettür var mı, yok mu? Mehdi ve İsa gelecek mi, gelmeyecek mi?

               24-Başta İngilizce tabelalar olmak üzere, Batı dilleri istilasına ses çıkarılmazken, Arapça tabelalara tepki koyulmalı mı, koyulmamalı mı?

               25-Filistinliler Ziyonistlere toprak sattı mı, satmadı mı? Vatan toprağı yabancılara satılır mı, satılmaz mı? Yabancılara vatandaşlık verilmeli mi, verilmemeli mi?

               26-Bir taraf çıplaklığa karşı çıkarken, diğer tarafın savunması doğrumu, değil mi?. Çıplaklık özgürlük mü, değil mi? Aleni aşüftelik hak mı, değil mi? Çıplaklık insani mi?

               27-Lut kavmi alışkanlıklarına bir taraf şiddetle karşı çıkarken, diğer tarafın özgürlük görerek savunması. Özgürlük verilmeli mi, verilmemeli mi? Bu alışkanlık insani mi?

               28- Laiklik dinsizlik mi, değil mi? Olmalı mı, olmamalı mı? İrtica var mı, yok mu?

               29-Kuş gıribi, Domuz gıribi, deli dana ve covid salgını gerçek mi değil mi? Emperyalist Pıroje mi, değil mi? Üremiş mi, üretilmiş mi? Aşı yalan mı, gerçek mi? Aşı olunmalı mıydı, olunmamalı mıydı? Kalp kırizleri aşıdan mı?

               30- Birden fazla evlilik hukuki mi, değil mi? Özgürlük mü, değil mi? 18 yaş altı nikahlı evliliğe şiddetle karşı çıkılırken, aynı yaşta nikahsız birlikteliklere ses çıkarılmaması doğrumu, değil mi? Fılört doğrumu, değil mi? İDAM OLMALI MI, OLMAMALI MI? Kapitalizmin egemen olduğu sistem de faiz meşrumu, değil mi? Faizsiz bankacılık gerçekten faizsiz mi? Din siyaset dışında tutulmalı mı, tutulmamalı mı? Diyanet siyasetin emrinde mi, yoksa özerk mi olmalı?

                Öylesine bir ihtilaf ve ayrışma içindeyiz ki, Tarih, inanç, kültür ve medeniyet ortaklığımız olan, en azından  ahlaktan tamamen yoksun ve uryan dolaşan Batılılar gibi olmayan, onlardan kat be kat fazla para bırakan Arap turistlere karşı bile farklı düşünüyor, ayrışıyor, bir kısmımız onlara karşı çıkarken, gelmesinler derken,  diğer bir kısmımız ise esnafımız için onları velinimet olarak görmektedir.

                NEREDEYSE SİYASET VE İDEOLOJİ, VARLIĞINI İHTİLAFLAR, AYRIŞMA VE KUTUPLAŞMALAR ÜZERİNE KURMUŞ, BUNLARLA TABAN BULMAKTA, YÜRÜMEKTE VE VAR OLMAKTADIR! Varlığını ihtilaflar ve ayrışmalara borçlu olmakta, onlarsız yaşamamakta, varlığını sürdürememektedir

               Bunlar ve benzeri daha birçok çelişkiyi, zıtlıkları, çok farklı yorumlamaları yıllardır yaşıyor, bunlar üzerinden kutuplaştırılıyoruz, ayrıştırılıyoruz.

                Oysa hepsi kolayca çözülecek, aydınlatılacak konular. Sadece farklı görüşteki konu ile ilgili uzmanların bir araya gelmesi, konuları tartışıp, belgelerle meselenin aslının ortaya koyması işi çözecek, doğru olan ortaya çıkacak, bir daha da tartışma, siyasi istismar konusu olmaktan çıkacaktır. En azından büyük çoğunluğu çabucak çözülebilecek, ihtilaflı konular azalacaktır.

                 Ama bir türlü olmuyor. Taraflardan hiçbiri “Gelin bu meseleleri çözelim, uzmanlara bırakalım” demiyor! Biz burada iyi niyetin olduğuna inanmıyoruz. Zira çözüm gerçekleşirse, elde malzeme kalmayacak, siyasetçilerin ve ideolojik tarafların birbirine yüklenme gerekçeleri büyük ölçüde ortadan kalkacak, politikacılar zora girecek, tabanlarını tutamayacak, konsolide edemeyeceklerdir. Yalan üzerine kurulmuş birçok çıkar argümanları ortadan kalkacaktır.

                Ama bu yapılmalı, çok ivedi yapılmalı, birbirimizi yediğimiz konular ortadan kaldırılmalı, emperyalizme ve Ziyonizme yarayan bu tartışmalar bitirilmeli, sadece bu ülkeye daha iyi hizmet, daha iyi yasa ve anayasa nasıl olur üzerinde tartışmalıyız.

                Bizim kadar Tarihini tartışan, bizim kadar ayrıştırıcı konuları olan başka bir ülke var mı?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber