Değerli okurlarım.
Öncelikle Ramazan ayımızı tebrik ediyor, bu ramazanımızın tüm İslam alemine mazlum coğrafyalara başta Gazze, Doğu Türkistan olmak üzere barış, huzur ve mutluluklar getirmesini yüce Rabbimizden temenni ediyorum.
Bugün oruçlu oluşumuzun birinci günü ve Trabzon’da merkez Ortahisar ilçesinde çok güzel bir yağmurla Ramazan’ı karşılıyoruz.
Bu yağmurlu günde bendenizin dilinden şu mısralar döküldü ve bunları sizinle paylaşmak istedim.
Tut ayağımı, elimi,
Tut Nefsimi kalbimi,
Bırakma bana Ben’i,
Ben’i benden tut,
Kalbimdeki kibri tut,
Dilimi, gözümü tut,
Ey Oruç beni tut,
Bırakma beni nefsime,
Nefsim gider dengine,
Her şey döner tersine,
Muhtacım ben sevgine,
Hepinizin bildiği gibi Oruç sadece yemeden içmeden ve cinsel münasebetten beri kalmak değil.
Oruç bir güzelliktir. Oruç, insanın kendisine hâkim olmasını, nefsini dizginlemesini, dilinden çıkan sözlere dikkat etmesini, kalbindeki kötülükleri temizlemesini, kişinin benlikten vazgeçmesini, hoş görülü ve mütevazi olmasını gerektirir.
Bunları oruç tutan kişinin yapması evladır.
Bunları yapamadığımızda bu sefer can yoldaşımız olan Oruç’a sesleniyoruz. Ey oruç bu hasletlerden birisini yapmaya kalktığımda sen beni tut. Beni engelle. Bana mâni ol.
Elimi tut. Kavgaya karışmasın kötü şeyler tutumasın.
Ayağımı tut. Kötü yerlere gitmesin.
Nefsimi tut. Her kötülüğe karşı iştahımı kabartmasın. Kalbimi kötü şeylere değil iyi şeylere yönelt.
Bırakma beni bana. Beni “ben” den benlikten koru.
Ben seni tutuyorum sende beni tut.
Oruçla olan bu arkadaşlığımızı bir ay değil ömür boyu sürdürmemiz bizleri iyilerin arasına katacaktır.
Her ibadetin sevap olarak bir karşılığı vardır. Ancak orucun sevabının karşılığını Yüce Rabbimiz Ahirette bizlere ikram edecektir.
Bir kutsi hadiste Peygamber Efendimiz, Cenâb-ı Hakkʼın şöyle buyurduğunu haber vermiştir:
“Oruç Benim içindir ve onun karşılığını ancak Ben veririm.” (Buhârî, Savm, 2; Müslim, Sıyâm, 164)
Tutmuş olduğumuz oruçlarımızın kabulü dileği ile Allaha emanet olunuz.




