banner128
banner222

           Bir dostumuzun vatsap’ta paylaştığı; biraz keskin, ezberleri bozan, bazen de marjinal diyebileceğimiz  ve bizim de katıldığımız bazı düşünce ve tespitler: 

             * SAHABE ile günümüz Müslümanı arasındaki fark; Onlar Ömer’e: “eğer saparsan seni kılıcımızla düzeltiriz” diyorlardı. Günümüz Müslümanı, sapan alimini ve siyasi liderlerini tenkit edenlere kılıç çekiyor. 

             *PARA için  çalışan insan, para ile kazanılabilecek insandır. Para ile kazanılan insan da, para gibi harcanabilecek insandır. 

         *KORKAK ALİMLER çoğaldı, ümmetin helaki yakındır. ( Müslüman alemin halihazır durumuna bakıldığında helakin seviyesi görülebilir) 

            *Ahiretini dünyası kadar dert etmeyenin, İMANI DÜNYADIR. 

            *İlla bir otorite edineceksek,  bu VİCDANIMIZ olsun. 

            *İnsandan çocukluğunu alan tek şey GÜNAHLARDIR. İlk günahta masumiyet gider, çocukluk biter. 

            *TAKVA; eşya, hayvan, tabiat ve insana zarar vermek korku ve endişesiyle, vicdan, akıl, fıtrat, adalet ve tevhid üzere yaşamaktır. 

            *Akledenlere ÇARESİZLİK yoktur. Çaresizlik; aklı devre dışı bırakan duygulardandır. Zira imtihanda çözümü olmayan soru sorulmaz. 

             *KORKU; takdir edileni engellemez. Takdir edilmemişten de korkmak akılsızlıktır. 

              *Sadece ALLAH’ tan korkar hale gelemeyen, herkesten, her şeyden korkar haldedir. 

              *Her şeyin BOZUĞU tamir olur da, insan ve paranın bozuğu tamir olmaz. 

              *Yalnızca ALLAH’ tan korkmak izzetine kavuşamayanlar, O’nun yarattıklarından korkma zilletine duçar olurlar. 

               *BİLGİ; vicdan, akıl, fıtrat, adalet ve tevhid süzgecinden  geçmedikçe, ilme dönüşüp, sahibini bilge değil, BİLGİ HAMALI yapar. 

                   *Allah’ tan başka korkulanların gücü, korkanların KORKULARI KADARDIR. Korkmaktan vazgeçenler, onların bir gücü olmadığını görürler. 

                  *SORGULAMAK; şüphe etmek değildir. HİKMETİN peşine düşmektir. Zira, sorgusuz iman taassuptur. 

                  *MUTLU İNSANLAR; her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip oldukları şeyleri, şükrünü eda ederek en iyi kullananlardır. 

                  *Bu garip bir toplum; İslam’ın helal gördüğü ÇOK EŞLİLİĞİ reddeder, ama her gece yasak ilişki dolu dizileri iştahla izler. ( Birden fazla eşliliği reddeder, ama çoklu fılört ve nikahsız çoklu birlikteliğe bir şey demeyenler de bir garip anlayış) 

                  *Allah’ın hükmüyle HÜKMETMEYENLERİ SEVENLER, Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenlerdir. 

                  *TAKLİTÇİLİK; bir insanın kendisini yok sayıp, başkasının dinini yaşamaya çalışmasıdır. 

                   *GIYBET; düşük seviyeli, erdemsiz, öz güvenden yoksun, pisikolojik sorunları olan zavallı insanların hasletidir. 

                  *TEVHİDİN temelini sorgulama oluşturur. Sorgulamanın temelini de özgüven oluşturur. Öz güven yoksa, kişi sorgulama yapamaz. Sadece mukallit ( taklitçi ) olur. Taklit varsa, tevhid yoktur. 

                  *İyi insan, kötü insan ayrımı yapılamaz. Kötü insan yoktur, iyiyse insandır. KÖTÜYE İNSAN DENMEZ, O hayvandan daha alt kategoridedir.  

                  *Tebliğ adı altında herkes kendi gurubuna davet ediyor. Asıl davet İNSAN OLMAK ve İNSAN OLMAYA ÇAĞIRMAKTIR. 

                  *HAYVANLARDA, bizim için güzel insanlık örnekleri vardır. 

                  *GÜNÜMÜZ İNSANI, artık insan olarak yaşamıyor. Dünya müstekbirleri için üreten, onlar için tüketen, yemek, içmek ve çiftleşmekten başka derdi olmayan, et, kemik ve kandan müteşekkil, hayvanlardan daha kötü, esfeli safiline yuvarlanmış birer robota dönüşmüş durumda. ( En azından bir kısmı böyle ) 

                     *Bir meyhanede BARMEN BİZDEN OLUNCA, içkiler nasıl zemzem olmuyorsa, tağuti bir sistemde de tağut bizden olunca, küfür devleti İslam devletine dönüşmüyor.  

                    *ZEKİ İNSANLAR dünyalarını, AKILLI İNSANLAR ise ahiretlerini imar ederler. 

                    *HÜKMETMESİ mukadder olanlar, ya Allah’ın hükmüyle hükmederek kurtulurlar, ya da küfür ahkamıyla hükmederek helak olurlar. 

                    *CEHALET; dinlememekten oluşan bir haslettir. 

                    *Neden ”DÜNYA ERKEKLER GÜNÜ” yok? Çünkü onlar, evlendikleri gün günlerini gördüler. Ölene kadar da görmeye devam edecekler. 

                    *ANNESİ OLANA her gün “Sevgililer, kadınlar ve anneler” günüdür. 

                    *Kim kendi görüşünü “Bu İslam’ın görüşüdür” diye dayatırsa, TAĞUT olur. 

                    *Kulun; kulluktan  gayrı muradı ve ddrdi olamaz. Varsa o, dünyayı baki zanneden bir GAFİLDİR 

                    *YAŞAMAK için YEMYİ unutalı çok oldu, yemek için yaşar hale gldik. Geriye kalan her şey fantezi uğraşlar mesabesine indi. 

                    *Hayat, İLAHİ FİTRİ NORMLAR üzerine bina edilince, zaten Allah’a dönülmüş olur. 

                   *SİLAHLI SAVAŞ, ancak kafirlerin inananlara saldırmasıyla savunma amaçlı meşru olur. İSTİLA amaçlı savaş, İslam’ın savaşı değildir. 

                   *AHLAK ESASTIR. Ahlaklı veya ahlaksız ateist olabilir, ama ahlaksız İSLAM olmaz. AHLAKI OLMAYANIN İSLAM’I YOKTUR. 

                   *Yenilemeyecek tek ORDU akıldır. 

                   *MARJİNAL Kalmayı göze alamayanlar, kalabalıklar içinde erimeye mahkumdurlar. 

                   *İnsan verdiği söz kadardır. Münafıklıktan kurtulmanın yolu, AHDE VEFA göstermektir. 

                  *PAYLAŞMAK; erdem değil, bir insanlık görevidir. Erdem, ihtiyaç fazlasını infak etmektir. 

                 *DÜNYANIN EN ŞERLİ ZAMANI; gücün iktidarların, kalemin, ilmin, dinin, malın ve zekanın KORKAKLARIN elinde olduğu zamandır. 

                *KONFOR; iştahla davet edilen, ihtirasla sahiplenilen, aptalca kölesi olunan, zararsız görülen en TEHLİKELİ alışkanlıktır. 

                *KARAKTERİ olmayan kişiyi, dost değil, düşman bile edinmem! 

                *”Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” sözü, doğru söylemeye yüreği yetmeyen ERDEMSİZLERİN mazeretidir. 

                *DİL, kalptekini söyler. Kötü sözlü iyi insan olmaz. 

                 *ŞİRK, küfür, nifak, bidat, hurafe ve cahiliyenin ömrü, AKIL DEVREYE GİRENE kadardır. Karın ömrü de, güneş açana kadardır. 

 EZBER BOZAN  TESPİTLER 

           Bir dostumuzun vatsap’ta paylaştığı; biraz keskin, ezberleri bozan, bazen de marjinal diyebileceğimiz  ve bizim de katıldığımız bazı düşünce ve tespitler: 

             * SAHABE ile günümüz Müslümanı arasındaki fark; Onlar Ömer’e: “eğer saparsan seni kılıcımızla düzeltiriz” diyorlardı. Günümüz Müslümanı, sapan alimini ve siyasi liderlerini tenkit edenlere kılıç çekiyor. 

             *PARA için  çalışan insan, para ile kazanılabilecek insandır. Para ile kazanılan insan da, para gibi harcanabilecek insandır. 

         *KORKAK ALİMLER çoğaldı, ümmetin helaki yakındır. ( Müslüman alemin halihazır durumuna bakıldığında helakin seviyesi görülebilir) 

            *Ahiretini dünyası kadar dert etmeyenin, İMANI DÜNYADIR. 

            *İlla bir otorite edineceksek,  bu VİCDANIMIZ olsun. 

            *İnsandan çocukluğunu alan tek şey GÜNAHLARDIR. İlk günahta masumiyet gider, çocukluk biter. 

            *TAKVA; eşya, hayvan, tabiat ve insana zarar vermek korku ve endişesiyle, vicdan, akıl, fıtrat, adalet ve tevhid üzere yaşamaktır. 

            *Akledenlere ÇARESİZLİK yoktur. Çaresizlik; aklı devre dışı bırakan duygulardandır. Zira imtihanda çözümü olmayan soru sorulmaz. 

             *KORKU; takdir edileni engellemez. Takdir edilmemişten de korkmak akılsızlıktır. 

              *Sadece ALLAH’ tan korkar hale gelemeyen, herkesten, her şeyden korkar haldedir. 

              *Her şeyin BOZUĞU tamir olur da, insan ve paranın bozuğu tamir olmaz. 

              *Yalnızca ALLAH’ tan korkmak izzetine kavuşamayanlar, O’nun yarattıklarından korkma zilletine duçar olurlar. 

               *BİLGİ; vicdan, akıl, fıtrat, adalet ve tevhid süzgecinden  geçmedikçe, ilme dönüşüp, sahibini bilge değil, BİLGİ HAMALI yapar. 

                   *Allah’ tan başka korkulanların gücü, korkanların KORKULARI KADARDIR. Korkmaktan vazgeçenler, onların bir gücü olmadığını görürler. 

                  *SORGULAMAK; şüphe etmek değildir. HİKMETİN peşine düşmektir. Zira, sorgusuz iman taassuptur. 

                  *MUTLU İNSANLAR; her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip oldukları şeyleri, şükrünü eda ederek en iyi kullananlardır. 

                  *Bu garip bir toplum; İslam’ın helal gördüğü ÇOK EŞLİLİĞİ reddeder, ama her gece yasak ilişki dolu dizileri iştahla izler. ( Birden fazla eşliliği reddeder, ama çoklu fılört ve nikahsız çoklu birlikteliğe bir şey demeyenler de bir garip anlayış) 

                  *Allah’ın hükmüyle HÜKMETMEYENLERİ SEVENLER, Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenlerdir. 

                  *TAKLİTÇİLİK; bir insanın kendisini yok sayıp, başkasının dinini yaşamaya çalışmasıdır. 

                   *GIYBET; düşük seviyeli, erdemsiz, öz güvenden yoksun, pisikolojik sorunları olan zavallı insanların hasletidir. 

                  *TEVHİDİN temelini sorgulama oluşturur. Sorgulamanın temelini de özgüven oluşturur. Öz güven yoksa, kişi sorgulama yapamaz. Sadece mukallit ( taklitçi ) olur. Taklit varsa, tevhid yoktur. 

                  *İyi insan, kötü insan ayrımı yapılamaz. Kötü insan yoktur, iyiyse insandır. KÖTÜYE İNSAN DENMEZ, O hayvandan daha alt kategoridedir.  

                  *Tebliğ adı altında herkes kendi gurubuna davet ediyor. Asıl davet İNSAN OLMAK ve İNSAN OLMAYA ÇAĞIRMAKTIR. 

                  *HAYVANLARDA, bizim için güzel insanlık örnekleri vardır. 

                  *GÜNÜMÜZ İNSANI, artık insan olarak yaşamıyor. Dünya müstekbirleri için üreten, onlar için tüketen, yemek, içmek ve çiftleşmekten başka derdi olmayan, et, kemik ve kandan müteşekkil, hayvanlardan daha kötü, esfeli safiline yuvarlanmış birer robota dönüşmüş durumda. ( En azından bir kısmı böyle ) 

                     *Bir meyhanede BARMEN BİZDEN OLUNCA, içkiler nasıl zemzem olmuyorsa, tağuti bir sistemde de tağut bizden olunca, küfür devleti İslam devletine dönüşmüyor.  

                    *ZEKİ İNSANLAR dünyalarını, AKILLI İNSANLAR ise ahiretlerini imar ederler. 

                    *HÜKMETMESİ mukadder olanlar, ya Allah’ın hükmüyle hükmederek kurtulurlar, ya da küfür ahkamıyla hükmederek helak olurlar. 

                    *CEHALET; dinlememekten oluşan bir haslettir. 

                    *Neden ”DÜNYA ERKEKLER GÜNÜ” yok? Çünkü onlar, evlendikleri gün günlerini gördüler. Ölene kadar da görmeye devam edecekler. 

                    *ANNESİ OLANA her gün “Sevgililer, kadınlar ve anneler” günüdür. 

                    *Kim kendi görüşünü “Bu İslam’ın görüşüdür” diye dayatırsa, TAĞUT olur. 

                    *Kulun; kulluktan  gayrı muradı ve ddrdi olamaz. Varsa o, dünyayı baki zanneden bir GAFİLDİR 

                    *YAŞAMAK için YEMYİ unutalı çok oldu, yemek için yaşar hale gldik. Geriye kalan her şey fantezi uğraşlar mesabesine indi. 

                    *Hayat, İLAHİ FİTRİ NORMLAR üzerine bina edilince, zaten Allah’a dönülmüş olur. 

                   *SİLAHLI SAVAŞ, ancak kafirlerin inananlara saldırmasıyla savunma amaçlı meşru olur. İSTİLA amaçlı savaş, İslam’ın savaşı değildir. 

                   *AHLAK ESASTIR. Ahlaklı veya ahlaksız ateist olabilir, ama ahlaksız İSLAM olmaz. AHLAKI OLMAYANIN İSLAM’I YOKTUR. 

                   *Yenilemeyecek tek ORDU akıldır. 

                   *MARJİNAL Kalmayı göze alamayanlar, kalabalıklar içinde erimeye mahkumdurlar. 

                   *İnsan verdiği söz kadardır. Münafıklıktan kurtulmanın yolu, AHDE VEFA göstermektir. 

                  *PAYLAŞMAK; erdem değil, bir insanlık görevidir. Erdem, ihtiyaç fazlasını infak etmektir. 

                 *DÜNYANIN EN ŞERLİ ZAMANI; gücün iktidarların, kalemin, ilmin, dinin, malın ve zekanın KORKAKLARIN elinde olduğu zamandır. 

                *KONFOR; iştahla davet edilen, ihtirasla sahiplenilen, aptalca kölesi olunan, zararsız görülen en TEHLİKELİ alışkanlıktır. 

                *KARAKTERİ olmayan kişiyi, dost değil, düşman bile edinmem! 

                *”Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” sözü, doğru söylemeye yüreği yetmeyen ERDEMSİZLERİN mazeretidir. 

                *DİL, kalptekini söyler. Kötü sözlü iyi insan olmaz. 

                 *ŞİRK, küfür, nifak, bidat, hurafe ve cahiliyenin ömrü, AKIL DEVREYE GİRENE kadardır. Karın ömrü de, güneş açana kadardır. 

 EZBER BOZAN  TESPİTLER 

           Bir dostumuzun vatsap’ta paylaştığı; biraz keskin, ezberleri bozan, bazen de marjinal diyebileceğimiz  ve bizim de katıldığımız bazı düşünce ve tespitler: 

             * SAHABE ile günümüz Müslümanı arasındaki fark; Onlar Ömer’e: “eğer saparsan seni kılıcımızla düzeltiriz” diyorlardı. Günümüz Müslümanı, sapan alimini ve siyasi liderlerini tenkit edenlere kılıç çekiyor. 

             *PARA için  çalışan insan, para ile kazanılabilecek insandır. Para ile kazanılan insan da, para gibi harcanabilecek insandır. 

         *KORKAK ALİMLER çoğaldı, ümmetin helaki yakındır. ( Müslüman alemin halihazır durumuna bakıldığında helakin seviyesi görülebilir) 

            *Ahiretini dünyası kadar dert etmeyenin, İMANI DÜNYADIR. 

            *İlla bir otorite edineceksek,  bu VİCDANIMIZ olsun. 

            *İnsandan çocukluğunu alan tek şey GÜNAHLARDIR. İlk günahta masumiyet gider, çocukluk biter. 

            *TAKVA; eşya, hayvan, tabiat ve insana zarar vermek korku ve endişesiyle, vicdan, akıl, fıtrat, adalet ve tevhid üzere yaşamaktır. 

            *Akledenlere ÇARESİZLİK yoktur. Çaresizlik; aklı devre dışı bırakan duygulardandır. Zira imtihanda çözümü olmayan soru sorulmaz. 

             *KORKU; takdir edileni engellemez. Takdir edilmemişten de korkmak akılsızlıktır. 

              *Sadece ALLAH’ tan korkar hale gelemeyen, herkesten, her şeyden korkar haldedir. 

              *Her şeyin BOZUĞU tamir olur da, insan ve paranın bozuğu tamir olmaz. 

              *Yalnızca ALLAH’ tan korkmak izzetine kavuşamayanlar, O’nun yarattıklarından korkma zilletine duçar olurlar. 

               *BİLGİ; vicdan, akıl, fıtrat, adalet ve tevhid süzgecinden  geçmedikçe, ilme dönüşüp, sahibini bilge değil, BİLGİ HAMALI yapar. 

                   *Allah’ tan başka korkulanların gücü, korkanların KORKULARI KADARDIR. Korkmaktan vazgeçenler, onların bir gücü olmadığını görürler. 

                  *SORGULAMAK; şüphe etmek değildir. HİKMETİN peşine düşmektir. Zira, sorgusuz iman taassuptur. 

                  *MUTLU İNSANLAR; her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip oldukları şeyleri, şükrünü eda ederek en iyi kullananlardır. 

                  *Bu garip bir toplum; İslam’ın helal gördüğü ÇOK EŞLİLİĞİ reddeder, ama her gece yasak ilişki dolu dizileri iştahla izler. ( Birden fazla eşliliği reddeder, ama çoklu fılört ve nikahsız çoklu birlikteliğe bir şey demeyenler de bir garip anlayış) 

                  *Allah’ın hükmüyle HÜKMETMEYENLERİ SEVENLER, Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenlerdir. 

                  *TAKLİTÇİLİK; bir insanın kendisini yok sayıp, başkasının dinini yaşamaya çalışmasıdır. 

                   *GIYBET; düşük seviyeli, erdemsiz, öz güvenden yoksun, pisikolojik sorunları olan zavallı insanların hasletidir. 

                  *TEVHİDİN temelini sorgulama oluşturur. Sorgulamanın temelini de özgüven oluşturur. Öz güven yoksa, kişi sorgulama yapamaz. Sadece mukallit ( taklitçi ) olur. Taklit varsa, tevhid yoktur. 

                  *İyi insan, kötü insan ayrımı yapılamaz. Kötü insan yoktur, iyiyse insandır. KÖTÜYE İNSAN DENMEZ, O hayvandan daha alt kategoridedir.  

                  *Tebliğ adı altında herkes kendi gurubuna davet ediyor. Asıl davet İNSAN OLMAK ve İNSAN OLMAYA ÇAĞIRMAKTIR. 

                  *HAYVANLARDA, bizim için güzel insanlık örnekleri vardır. 

                  *GÜNÜMÜZ İNSANI, artık insan olarak yaşamıyor. Dünya müstekbirleri için üreten, onlar için tüketen, yemek, içmek ve çiftleşmekten başka derdi olmayan, et, kemik ve kandan müteşekkil, hayvanlardan daha kötü, esfeli safiline yuvarlanmış birer robota dönüşmüş durumda. ( En azından bir kısmı böyle ) 

                     *Bir meyhanede BARMEN BİZDEN OLUNCA, içkiler nasıl zemzem olmuyorsa, tağuti bir sistemde de tağut bizden olunca, küfür devleti İslam devletine dönüşmüyor.  

                    *ZEKİ İNSANLAR dünyalarını, AKILLI İNSANLAR ise ahiretlerini imar ederler. 

                    *HÜKMETMESİ mukadder olanlar, ya Allah’ın hükmüyle hükmederek kurtulurlar, ya da küfür ahkamıyla hükmederek helak olurlar. 

                    *CEHALET; dinlememekten oluşan bir haslettir. 

                    *Neden ”DÜNYA ERKEKLER GÜNÜ” yok? Çünkü onlar, evlendikleri gün günlerini gördüler. Ölene kadar da görmeye devam edecekler. 

                    *ANNESİ OLANA her gün “Sevgililer, kadınlar ve anneler” günüdür. 

                    *Kim kendi görüşünü “Bu İslam’ın görüşüdür” diye dayatırsa, TAĞUT olur. 

                    *Kulun; kulluktan  gayrı muradı ve ddrdi olamaz. Varsa o, dünyayı baki zanneden bir GAFİLDİR 

                    *YAŞAMAK için YEMYİ unutalı çok oldu, yemek için yaşar hale gldik. Geriye kalan her şey fantezi uğraşlar mesabesine indi. 

                    *Hayat, İLAHİ FİTRİ NORMLAR üzerine bina edilince, zaten Allah’a dönülmüş olur. 

                   *SİLAHLI SAVAŞ, ancak kafirlerin inananlara saldırmasıyla savunma amaçlı meşru olur. İSTİLA amaçlı savaş, İslam’ın savaşı değildir. 

                   *AHLAK ESASTIR. Ahlaklı veya ahlaksız ateist olabilir, ama ahlaksız İSLAM olmaz. AHLAKI OLMAYANIN İSLAM’I YOKTUR. 

                   *Yenilemeyecek tek ORDU akıldır. 

                   *MARJİNAL Kalmayı göze alamayanlar, kalabalıklar içinde erimeye mahkumdurlar. 

                   *İnsan verdiği söz kadardır. Münafıklıktan kurtulmanın yolu, AHDE VEFA göstermektir. 

                  *PAYLAŞMAK; erdem değil, bir insanlık görevidir. Erdem, ihtiyaç fazlasını infak etmektir. 

                 *DÜNYANIN EN ŞERLİ ZAMANI; gücün iktidarların, kalemin, ilmin, dinin, malın ve zekanın KORKAKLARIN elinde olduğu zamandır. 

                *KONFOR; iştahla davet edilen, ihtirasla sahiplenilen, aptalca kölesi olunan, zararsız görülen en TEHLİKELİ alışkanlıktır. 

                *KARAKTERİ olmayan kişiyi, dost değil, düşman bile edinmem! 

                *”Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” sözü, doğru söylemeye yüreği yetmeyen ERDEMSİZLERİN mazeretidir. 

                *DİL, kalptekini söyler. Kötü sözlü iyi insan olmaz. 

                 *ŞİRK, küfür, nifak, bidat, hurafe ve cahiliyenin ömrü, AKIL DEVREYE GİRENE kadardır. Karın ömrü de, güneş açana kadardır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner220

banner133