Özgecan Aslan (22 Ekim 1995 – 11 Şubat 2015), 11 Şubat 2015'te Mersin'de bir minibüste tecavüz girişimine direnirken öldürülen bir Türk üniversite öğrencisiydi. Yanmış cesedi 13 Şubat'ta bulundu.

                ***

                Özgecan Aslan'nın katilini cezaevinde öldüren Gültekin Alan:

               “Çek senet işlerinden içeri girdim. Devletim cezam kesti başım üstüne.

               Özgecan'ın katilinin geleceğini öğrendim. Göremediğim kızlarım gözümden geçti.

Silahın içeri girmesinde Jandarmanın, Koruma memurlarının ve Devletin hiçbir zafiyeti yoktur. Tuvalette buldum.

              Adımı Yemek dağıtımına yazdırdım. Özgecan'ın katili ve babası hücrede kalıyor. Hiç dışarı çıkmıyordu. Havalandırmaya biz içerdeyken çıkartıyorlardı. Koğuşun kapısına yurdum Yemek ve evrak var dedim. Babası açtı yemeği verdim. İmza lazım diyerek yanıma çağırdım. Gelir gelmez silahı çektim.

             "Özgecan'ın selamı var dedim" yarısını ona yarısını babasına boşalttım.

              İnfaz koruma memurları gelince boş silahla birini rehin aldım. Tek amacım piçin kanının boşalmasını izlemek ve öldüğünden emin olmaktı. Emin olunca teslim oldum.

              Doğuştan Türk Milliyetçisiyim Devlet'e silah çekmedim.

              Tutanaklarda silahımın boş olduğu sabittir. Memurdan helallik istedim.

              Benimle birlikte 6 kişi gözaltına alındı. Hiçbirinin suçu olmadığını tek başıma yaptığımı söyledim. Beraat ettiler.

               29 Yıl ceza aldım. Başım üstüne ŞEREFİMDİR.”

               ***

 Adaletin Tecellisi: Kısasın Toplumsal Vicdan ve Barıştaki Hayati Rolü

              Toplumları ayakta tutan en temel direk, şüphesiz ki adalet duygusudur.

              Adalet, sadece kağıt üzerinde yazan maddelerin uygulanması değil, mazlumun hakkının zalimden tam manasıyla alınması ve toplum vicdanındaki yaraların sağaltılmasıdır.

               Özgecan Aslan gibi masum canların vahşice katledildiği bir düzende, mevcut hukuk sistemlerinin verdiği cezalar kamuoyu vicdanını teskin etmeye yetmediğinde, "adalet" kavramı derin bir yara alır.

               Bu noktada İSLAM HUKUKUNUN temel taşlarından biri olan KISAS hükmü, sadece bir ceza yöntemi değil, aynı zamanda toplumsal barışın ve yaşam hakkının teminatı olarak karşımıza çıkar.

                              Kısas: İntikam Değil, Hayatın Muhafazasıdır

               Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 179. ayette bu hakikati en veciz şekilde ifade eder:

               "Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki bu sayede kendinizi korursunuz."

              Bu ilahi düstur, kısasın bir "vahşet" değil, aksine vahşeti durduracak en güçlü engel olduğunu vurgular.

              Kısas, suçlunun işlediği fiilin aynısıyla cezalandırılmasıdır. Can alanın canının alınması, sadece bir cezalandırma eylemi değil; potansiyel katiller için en caydırıcı unsur, maktulün yakınları için ise adaletin tecelli ettiğine dair en somut kanıttır.

                                              İlahi Adalet Boşluk Kabul Etmez

                  Toplumun en kutsal değerlerine (namus, can, hürriyet) saldırıldığında, devletin ve hukukun asli görevi bu saldırıyı en ağır şekilde defetmektir.

                  Eğer beşeri yasalar, canilerin hakkını mazlumun hakkından daha çok korur hale gelirse veya verilen cezalar vicdanlardaki yangını söndürmezse, ortaya büyük bir otorite boşluğu çıkar.

                  Özgecan Aslan davasında görüldüğü üzere, katilin cezaevinde bir başka hükümlü tarafından öldürülmesi, aslında sistemin bıraktığı o boşluğun, kişisel insiyatiflerle doldurulma çabasıdır. Şeriatın emrettiği kısas hükmü devlet eliyle uygulanmadığında;

                 Adalet duygusu kişiselleşir.

                  Suçlular, cezaevlerinde kendi "adaletlerini" sağlamaya başlar.

                 Toplumda "kan davası" veya "kişisel infaz" kültürü tetiklenir.

                  Halbuki kısas, devlet eliyle ve şer'i hükümlere göre uygulansaydı; ne bir başkası katil olmak zorunda kalacak ne de toplumun adalete olan güveni bu denli sarsılacaktı.

                                    Kısasın Sosyolojik Zarureti

                  Kısasın uygulanmadığı toplumlarda suçlu, "nasıl olsa birkaç yıl yatar çıkarım" düşüncesiyle cüretkarlaşır.

                 Mazlumun ailesi ise devletten bulamadığı adaleti sokakta veya cezaevinde arama eğilimine girer.

                 İslam'ın öngördüğü ceza hukuku, suçun işlenmesini en baştan engellemeyi hedefler. Cani, kurbanının başına getirdiği felaketin aynısının kendi başına geleceğini bildiğinde, o eli havada kalacaktır.

               "Zalime merhamet, mazluma ihanettir."

                Sonuç olarak; Özgecan Aslan ve benzeri vakalar, bizlere modern ceza hukukunun yetersizliğini ve ilahi adaletin (kısasın) ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu acı bir şekilde hatırlatmaktadır.

               Adalet, bir katilin devletin gözetimi altında beslenmesi değil, işlediği suçun bedelini misliyle ödemesidir. Ancak bu şekilde toplum vicdanı huzur bulur ve gerçek manada "hayat" korunmuş olur.(G.Dihkan’dan alıntı)

               EK NOT“İhkak-ı Hak” nedir: mahkeme kararı olmadan şahısların bizzat haklarını kendilerinin almaya kalkması.

          Evet. Gökhan kardeşimize tamamen katılarak ve bir kez daha altını çizerek söyleyelim ki; Devlet adaleti tecelli ettirmediğinde yani kasten can alanın kısası, idamı yapılmadığında, çözümü “kendi işini kendi halletmede,” işi sokakta, cezaevinde kısaca gayri hukuki zeminlerde arayacaktır.

           Yukarıda izah edilen cezaevi cinayeti bunun son örneğidir ve son örneği olmayacağı hepimizin endişesidir.

           Ülke genelinde yıllardır ve halen devam eden “KAN DAVALARININ” temel sebebi, “kısasın, idamın” olmaması, MAKTÜL TARAFININ VİCDANLARINA SU SERPECEK BİR ADALETİN TECELLİ ETMEMESİNDENDİR.

           ÇÖZÜM; BAĞIMSIZ VE ADİL YARGI, YARGILAMANIN KISA SÜREDE NETİCELENMESİ VE KASTEN CAN ALMA, ZORLA TECAVÜZ VE VATANA İHANETİN “KISAS/İDAM” ile cezalandırılması,

            AF YETKİSİNİN; DEVLETE KARŞI İŞLENMİŞ SUÇLARDA “DEVLETE,” ŞAHISLAR ARASINDAKİ SUÇLARDA İSE “MAKTÜL TARAFINA” bırakılmasıdır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber