GEÇMİŞ OLSUN SAYIN BAŞ..

Alacaklı olduğu bir davada, dava konusu dahi olmayan bir suç isnat edilerek mahkûmiyete zorlanan Prof. Dr. Haydar Baş Bey, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin verdiği nihai kararla üzerine atılı tüm suçlamalardan beraat etti.

Siz isterseniz bu karara adalet yerini buldu deyin, ancak biz, Allah bu millete acıdı diyoruz.

Zira, Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin son ve tek şansıdır.

Zannetmeyin ki, ilminin zekâtı etmeyecek bir kişinin üzerinden köşeye sıkıştırılmak istenmesi, siyasetten men edilmeye çalışılması, özgürlüğünün kısıtlanması sadece birkaç kirli elin şahsi hırsıdır.

Anadolu coğrafyası yer altı ve yer üstü kaynakları ile yerinde kaldığı sürece,

Küresel ısınma devam ettiği ve ABD yeni vatan aradığı müddetçe,

Büyük İsrail kurulana değin, Sayın Baş ile Türkiye'deki uzantıları aracılığı ile esasen dünya uğraşmaktadır, uğraşacaktır da…

Bu yüzden, 3.5 yıl süren dava sürecinde iki celse aynı heyetle davaya girilememiş,

Son duruşmada ilk kez katılan hakimenin oyu ile karara çıkılmış,

Borçlu olduğunu imzası ile kabul eden; şahitleri onu yalanlayan tarafın lehine hüküm kurulmuştur.

Yine bu yüzden,

Dava sürecinde Susurluk'ta kaleşnikoflarla yolu kesilmiş,

Yurt dışına çıkma yasağı konmuş,

Her defasında zerre suç unsuru olmayan dosyaya, belki hukukun dışına çıkar, isyan eder de üstüne gidilir hezeyanı ile müdahale üstüne müdahale gelmiştir.

Neticede, halen verdiği adil kararlar nedeniyle başını yastığa koyduğunda gözünü yumabilen hâkimlerimiz var da hak tecelli etti.

Ancak bu davanın asıl kârlı çıkanı Sayın Baş değil millet olacaktır, tabi aklını kullanabilirse…   

Türkiye'de, kendilerini sevsin ya da sevmesin kime sorsanız, BTP Genel Başkanı; tam bağımsızlığın, milli ekonominin, bereketin, işin, aşın, dik duruşun simgesidir. 

O, zaten hayatı boyunca hakkın, adaletin, devletin, milletin, vatanın, bayrağın yanında yer aldığı için alnı açıktır; ne milletine, ne Allah'a veremeyeceği bir hesabı yoktur…

Millet bu büyük şansı kullanmadığı için sıkıntıdadır, umarız gözü açılır, elindeki cevhere sahip çıkar…

15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği hapis cezasını çarşaf çarşaf yazan basına hiç dikkat ettiniz mi?

Beraat ile alakalı tek satır yok. Bizler boşuna, boyalı basın demiyoruz. 

Rusya Duma'sında 2013 senesinde büyük bir devrim yapan konuşmasından sonra tek satır yer vermeyen basın,

20 yıl FETÖ ile mücadelesinde onu yok sayan basın,

Ta 2005 senesindeki ilk Milli Ekonomi Modeli Kongresinde, "ABD'yi de kapitalizmi de bitireceğim" dediğinde bıyık altından gülen basın,

Evinin önünde yakınları bıçaklı saldırıya maruz kaldığında ses çıkarmayan basın,

FETÖ'nün en güçlü döneminde, evlatlarına anneleri hakkında nesep davası açacak kadar aşağılık saldırılara maruz kaldığında körü-sağırı-dilsizi oynayan basın,

40 bin sayfalık dava dosyaları ile boğuşurken, Türk siyasetinin en önemli ismini hiç konuşmayan basın,

Elbette ki, O'nun beraatini de vermeyecektir.

Türkiye'de, basın kadar, aydın kesim, yazarlar, milli duruş sahibi olduğunu iddia eden siyasiler, sivil toplum örgütleri; gerçek manada milli bir görüşe sahip olmadığı sürece, yani dışarıdan talimatı bırakmadığı müddetçe asla Atatürk çizgisine ve başarısına ulaşılamaz.

Bugün Atatürk'ü, birliği, devlet millet kaynaşmasını, Alevi-Sünni kardeşliğini, tam bağımsızlığı dert edinenler kaldıysa yeri; her türlü iftiraya, hukuksuz müdahaleye rağmen, inancından ve savunduğu değerlerden zerre taviz vermeyen BTP liderinin yanıdır.

Geçmiş olsun Sayın Baş, bu milletin bugün her günkünden çok size ihtiyacı var...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner130

banner133

banner220