Her yeni bir güne uyandığımızda bizleri hayrete düşüren birçok şeyle karşılaşıyoruz.
Ama bu en son yaşanan olay ABD’ nin daha doğrusu Trump’ un Venezüella cumhurbaşkanı Maduro’ ya yaptığı kabullenebilir bir şey değil.
Bunu tasvip etmek yağcılıktan veya korkaklıktan kaynaklanır.
Farkındaysanız ABD değil Trump dedim. Çünkü ABD vatandaşlarının bu hususta bir onayı bulunmamaktadır.
Ama diktatör Trump vatandaşın dediğini değil kendi istediğini yapmaktadır.
ABD sözde demokrasinin beşiği diye biliniyor.
Bu ülkeyi yönetenler demokrasiyi ne hallere düşürdüler. Demokraside başka bir ülkenin iç işlerine karışmak veya müdahale etmek var mı?
Seçimle gelen seçimle gider. Ana kural budur.
Trump belki de bu hareketiyle beraber yolun sonuna geldiğinin farkında değil.
Kendi ülkesindeki olumsuzluklarla uğraşacağına başka ülkelerin iç işlerine karışmak ve onların gelir kaynaklarına adeta bir eşkıya gibi kullanmak için elinden geleni yapmaktadır.
Gün geçmiyor ki İran için bir kelime sarf etmesin. Şimdi de dünyanın gözünün içine baka baka Venezüella’daki petrol kaynakları için kendi petrol şirketlerini görevlendireceğini söylüyor.
Bu ne anlama geliyor. Bana kimse bir şey yapamaz. Ben istersem sizin ülkenizin üstüne de çökerim. Deyip herkese gözdağı vermeye çalışıyor.
Tabii bu konuda güçlü bildiğimiz ülkelerin de sesi çıkmayınca Trump değneksiz dolaşmaya başladı.
Hani Rusya nerede, hani Çin nerede o nerede bu nerede neden sesiniz çıkmıyor.
Eğer sesiniz çıkmaz ise aha buraya yazıyorum sıra size de gelir.
Dünya üzerindeki savaşları bitirmeyen Trump’ın ta kendisidir. Kasıtlı olarak bunu yapıyor.
Rusya Ukrayna savaşı İsrail’in sağa sola saldırmasına göz yumması, Gazze’ye yapılan zulme göz yumması İran’ı devamlı tahrik ederek tehdit ederek İsrail ile savaş haline getirmek istemesi Suudi Arabistan’ın Müslüman ülkelere karşı savaş halinde olması bu ülkelerin güç kırılmasına sebep olmaktadır.
Onlar güçsüz olunca ABD de onların karşısında güçlü duruma geliyor.
Bir an evvel Trump’ ın frene basması için dünya ülkeleri bir araya gelmelidir. Resmen önüne gelenden haraç almaktadır. Körfez ülkelerine gittiğinde sarf ettiği sözleri hatırlayalım. İstediğimi vermezseniz diye başlamıştı. Şimdi de ne diyor.
Venezüella şu an kötü durumda, Kolombiya hastalıklı bir adam tarafından yönetiliyor, Meksika ile ilgili bir şeyler yapmak istiyoruz.
Sana ne be adam sana ne. Benim ülkemden sana ne.
Bu arada Venezüella’ya yapılan operasyonda güvenlik güçlerinin hiç müdahale etmemesi de çok manidardır. Artık çekirgeye haddi bildirilmelidir.




