banner128
banner222

Büyükşehir Yasası ve Tarımsal Üretim Analiz Raporu;

Vakit geçirmeden Trabzon büyükşehir ve Ortahisar Belediyesi Tarımsal Üretimin önünü açacak “Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünün” bir an önce kurulmalıdır.

Büyükşehir Yasası ve Tarımsal Üretim Analiz Raporu;

6360 Sayılı Yasa kabul edilmeden 2012’de Türkiye’nin kırsal nüfusu %22,7 iken, kent nüfusu 77,3’dü.Yasanın yürürlüğü girmesinden sonra 2014 yılı itibari ile kırsal nüfus %8,7,kent nüfusu %91,3 oldu. Büyükşehir olan 30 ilde 16.561 köyün tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle statüsüne dönüştürülmüştür.

Büyükşehir yasası ile 2014 tarihinden sonra Türkiye’de yeni bir idari yapılanma sürecine girilmiştir. Kırsal kesime hizmet eden İl Özel İdareleri kaldırılmış, bu görev il mülki sınırları içerisinde büyükşehir belediyelerine verilmiştir. Bu düzenleme Büyükşehir ve İlçe belediyelerinin yükünü arttırmış ve tarımın hizmetten yeterli payı alamayacağı endişesi gerçeğe dönüşmektedir.

6360 Sayılı Büyükşehir Yasasının 7.Maddesinin (f) bendinde “Büyükşehir ve ilçe belediyeleri tarım ve hayvancılık destekleri için her türlü faaliyette bulunabilirler” denilmektedir. Kanunda da belirtildiği gibi tarımsal üretime sahip çıkmak sadece Tarım ve Orman Bakanlığının görevi olarak düşünülmemelidir. Yerel yönetimlerinde elini taşın altına koymaları ve üretenin yanında ve yakınında olmaları çiftçileri motive edecektir. Sonuç olarak Büyükşehir ve ilçe belediyelerine tarım ve hayvancılığı desteklemek için kanunun verdiği her türlü faaliyet ve hizmet yetkisini kullanmalıdır.

Tüm İl sınırlarınının merkezden yönetilmesi ve merkezde ne varsa en ücra köşeye de aynı hizmetin ulaşması ile kırsal kesimin göç vermesinin önüne geçilmeli. Kırsalda üretimde kalarak ülke ekonomisine katkı vermeye devam etmesi sağlanmalıdır. Aşırı nüfus artışı ve şehirleşmenin doğurduğu en önemli sorun ‘verimli tarım arazilerinin betonlaşması’ sorunudur. Aşırı ve dengesiz bir şekilde kırsaldan şehirlere göç, kentlerde içinden çıkılmaz sorunlara neden olmaktadır. Şehre her gelen bireyin oluşturacağı sorunlar arasında konut, trafik, eğitim, sağlık, güvenlik, alt yapı, üst yapı, iş talepleri ve bunlara benzer pek çok talepleri olacaktır. Bireylere Şehirde yapılacak yatırımın çok küçük bir miktarı ile bulunduğu yerde doymasını, hem de üretim devan etmesini sağlayabiliriz. Kırsal faaliyetlerin verimliliğini ve üretimin devamlılığını sağlamak için olmazsa olamaz ilk yapılması gereken belediyelerin Kırsal Hizmetler Müdürlüğünün kurulmasıdır.

Son yıllarda hızla artan dünya nüfusu kontrolsüz kentleşmeye neden olmaktadır. Şehirleri çevreleyen alanların plansız ve kontrolsüz genişlemesi ile tarım alanları, su kaynakları ve orman alanları üzerinde geri dönüşü imkânsız tahribatlar oluşturmuştur. Bu baskıdan en çok etkilenen tarım alanları olmuştur. Verimli topraklarınızın kaybı hem ekonomik hem de ekolojik sonuçlar ile karşılaşmamızın yanında, dışa bağımlı duruma gelmesine neden olmuştur.

Tüm dünya ülkelerini etkisi altına alan ve insan sağlığını tehdit eden koronavirüs salgını ile bir kez daha insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için tarımın ne kadar stratejik ve hayati bir sektör olduğunun farkına varıldı. Son yıllarda nüfus artışı, küresel iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması gibi faktörlerin yanında tarımsal üretimin sürdürebilirliği güçlü bir şekilde Dünya gündemini meşgul etmektedir. Bu tür sorunların gelecek yıllarda da sıklıkla yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek. Bu gerçekten hareketle geçmişte olduğu gibi gelecekte de tarım ve gıdanın bu günden çok daha önemli olacağını artık görmeliyiz.

Ülkelerin Korona virüs nedeniyle tarım ürünlerinin dış ticaretinde önemli kısıtlamaların başladığını ve durumun artarak devam edeceği kaçınılmaz bir gerçek. Gıdaya erişimde sorunlar yaşanmasına ve dünyada gıda fiyatlarının aşırı yükselmesini tetikleyecektir. Salgının süresi bilinmemekle birlikte, devamı halinde bu durumun daha da dramatik bir hale dönüşeceği aşikârdır. Dünyada Paranız olsa bile tarımsal ürünlere ve gıdaya ulaşılamayacağı günler fazla uzakta değil.

Küçük Ölçekli Çiftçilerin Yaşam Seviyelerini İyileştirilerek kırsal nüfusu yerinde tutmak mümkün!

6360 Sayılı Kanuna göre, Büyükşehir ve ilçe belediyelerine tarım ve hayvancılığı desteklemek amacıyla her türlü faaliyet ve hizmet yetkisi verilmiştir. Kanunun vermiş olduğu bu yetkiye rağmen sadece kanunda olan uygulamada ise birçok müdürlük olmasına rağmen Tarımsal üretimi geliştirecek Kırsal Hizmetler Müdürlüğünün zaman geçirilmeden kurulması gerekir. Belediyelerin Kırsal Hizmetler Müdürlüğünün kurulması ile birlikte kırsalı ve kırsaldaki tarımsal üretimi takıp eden sorumlu bir birimin oluşması ile üretimin artırılması mümkün olacaktır. Ancak bölgemizde dağınık yerleşimin olması, kırsalın merkezden uzaklıkları hizmete ulaşma bakımından sorun olacaktır. Bu sebeple, büyükşehir ve ilçe belediyelerinde norm kadroda kırsal alana ilişkin birimler oluşturulmalı ve bu birimlerin ayrı bir bütçesi olmalıdır. Belediyelerin Tarımsal hizmetlere ilişkin deneyimli personel ile hizmet üretmeleri için yapısal olarak düzenleme yapmaları zorunludur. Öncelikle Belediyeler tarımsal faaliyetleri gereksiz değil, asli görev olarak görmelidirler.

Ülkemizde tarımsal faaliyetlerde inanılmaz bir plansızlık hakim. Hiçbir kuralın olmadığı tek üretim alanıdır. Yapılan hiçbir üretim tipi için izin gerekmez. Bu nedenle, tıpkı kentlerin planlandığı gibi, tarım alanlarının da planlanması gerekir. Üreticinin dilediği yerde, dilediği üretimi yapmaması, bölgeler için en uygun üretim şekli belirlenmeli ve desteklenmelidir. Gerçekçi nüfus projeksiyonuna göre Tarım alanlarının ve kırsal alanların planları bir an önce hazırlanmalı. Tarım arazilerinin yok edilmesinin önüne geçecek kurallar planlara işlenmeli ve tavizsiz bir şekilde uygulanmalıdır.

Türkiye tarım gibi önemli bir üretim faaliyetini sürdürmeye devam etmek zorundadır. Tarım olmadan sanayinin olmayacağı bilinci ile hareket etmeliyiz. Çiftçinin ürettiği ürün doğrudan doğruya ya da katma değer yaratılarak tüketiciye sunulması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Bunun için küçük ölçekte olsa bile Tarımsal Organize Sanayi Bölgeleri mutlak surette teşvik edilmelidir.

İlimiz ve bölgemiz tarımı farklı bir bakış açısı kazandırmalıyız. Küçük ölçekli çiftçilerin sihirli dokunuşlara ihtiyacı var. Bu dokunuşu öncelikle kadınlar, gençler ve faal olarak tarımsal faaliyet içinde olan üreticiler ile işe başlanmalıdır.

Üretimden tüketime kadar süreçteki bütün paydaşlar bir araya gelmeli sorunlar tespit edilmeli ve çözüm odaklı tedbirler alınmalıdır. Çiftçinin bilgiye kolayca ulaşabileceği bilgi sistemi kurulmalı. İlgili kurum ve kuruluşlar bir şekilde sahaya indirilmelidir. Tarımsal Araştırma Kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin çiftçi ile işbirliği yapmalarının yolları bulunmalıdır. Ayrıca çiftçilerin çevre duyarlılığı ve sağlık bilincini oluşturacak eğitim programlarına ağırlık verilmelidir. Kullanılan ilaç ve gübrenin çevrede ve insan sağlığı üzerinde oluşturacağı etkiler konusunda bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmelidir.

İmar uygulamalarına ilişkin düzenlemelerin, hayvancılık yatırımlarına engel olmayacak şekilde yapılmalı. Sabit hayvancılık yatırımları ( ahır, ağıl, samanlık, depo, hangar vs.) için proje ve imar izinlerinde gerekli kolaylığın sağlanması gerekmektedir. İmar planlaması dışında hayvancılık faaliyetlerine ilişkin diğer bir husus, hayvancılık yapıları için belediyeler tarafından tarımsal yapı ruhsat harçlarından muaf tutulmalıdır. Ayrıca çevre duyarlılığı nedeniyle köy yerleşim alanlarında bulunan ahırların köy dışına çıkarılması gibi baskıların önüne geçilmeli.

6360 sayılı Büyükşehir Yasasının uygulamaya konulmasından beş yıl sonra kırsal alanda yaşayanlara su ücreti, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi vs. yükümlülüklerin getirileceği bilinmektedir. Bu tür yükümlülüklerin, kırsalda yaşamanın cazibesini azaltmaması için gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.

Çiftçinin sosyalleşmesini sağlayacak, köy-kent arasındaki yaşam standardını azaltacak Örnek Köy modelleri geliştirilmesi gerekmektedir. Yapılacak model uygulamalar ile başarılı uygulamalar diğer mahallelerde de uygulamaya konulabilir.

Üreticinin kendini serbest piyasadan koruması için çiftçinin de ortağı olduğu işleme ve depolama tesislerinin yapılması veya desteklenmesi gerekir.

Bölgemizin arazi yapısının büyük bir bölümü dağlık ve eğimlidir. Arazi ıslahı sırasında makine ekipman desteği verilmelidir. Toprak ıslahı, erozyon kontrolü ve drenaj yönetimi konusunda

yapılan giderlerin bir kısmı kamu tarafından üstlenmelidir. Ayrıca yol, altyapı ve diğer belediye uygulamalarında eğitimli personel tarafından ve Toprak koruma mevzuatına uygun yapılmalıdır.

Çiftçilerimizin en önemli sorunu girdi maliyetleridir. Bu nedenle, girdi maliyetlerinin düşürülmesi için fidan, fide, tohum ve yem teminlerinin topluca alımı ve nakliyesi yapılması şeklinde bir organizasyon yapılmalıdır. Çiftçinin desteklenmesinde doğrudan destekleme modelleri yerine, malzeme ve ekipman olarak destekleme modeli ön planda tutulmalıdır. Desteklemelerin dışında diğer bir yolu da küçük ölçekli çiftçilerin örgütlenmesidir. Destekleme ve sahip çıkma Tarım ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların birlikte hareket etmesi ile aşılabilecek problemler. Kısaca Yerel yönetimlerin de elini taşın altına koymaları, kurulmuş ve kurulacak olan kooperatiflere sahip çıkmaları gereklidir. Bu organizasyonun içinde en önemli rol yerel yönetimlerin kooperatiflerin ürünlerini pazarlama konusunda destek modellerini uygulamaya koymalarıdır. Üretilen ürünlerin ilçemizin çeşitli noktalarında tüketici ile buluşması için satış noktaları oluşturarak üreticilerin ürünlerini tüketici ile buluşmaları sağlanmalıdır.

Köy tüzel kişiliğine ait olan alanlar, hazine arazilerinde köy halkının tarımsal faaliyetlerde bulunması için gerekli kolaylığın sağlanması gerekmektedir. Atıl durumda bulunan tarıma elverişli alanlar planlanarak çiftçilere kiralanmalıdır. Genç iş gücünün tarımsal faaliyete yönlendirilmesi için gerekli desteklemeler yapılmalıdır. Özellikle tarımla ilgili okullarda mezun olanlara özel teşvikler verilmelidir.

Tarımda yerel istihdam sağlamak, işçi ücretlerini standartlarda tutmak, işçileri kayıt altına alınması ve kalifiye işçi temininde yaşanılan sorunları ortadan kaldırmamız için çalışma yapmalıyız. Tarımsal üretimi ve kaliteyi artıracak, hasat, budama ve ilaçlama gibi iş ve işlemler için eğitimli ara eleman temin eden şirketler kurulması teşvik edilmeli.

Kırsal turizmin bir kolu olan tarım turizmi şekli; şehirde yaşayan insanların, kırsal kesimdeki yaşamı daha fazla hissetmeleri, yerel kültürleri yakından tanımaları ve yaşamaları, toprakla ve tarımla yakınlaşmalarını sağlamadır. Ayrıca, kırsal nüfusa ek gelir sağlayarak köyden kente göç ve buna bağlı ekonomik, sosyal ve kültürel sorunların azaltılması amacını taşımaktadır. Öğrencilerimize toprak sevgisini ve önemini belletmek için kendin üret, kendin tüket uygulamaları ile üretim ve tüketim alışkanlığı kazandırma gibi bilinçlendirme projelerini uygulamaya koyulmalıdır.

Küçük arazilerin daha verimli kullanılması için birim alandan daha çok gelir getirecek üretime için teşvikler verilmelidir. Özellikle bölgemiz için kazançlı bir üretim olan sera kurulumlarına desteklemeler yapılmalıdır.

Büyükşehir, il ve ilçe belediyelerinde Tarımsal hizmetlere ilişkin boşluğun doldurulmaması durumunda, Ülke olarak önümüzdeki yıllarda gıdaya erişimde sorunlar yaşamak kaçınılmaz olacaktır. İlgili kurumlar bir araya gelerek yarının planlarını hazırlamalı ve uygulamaya koymalıdırlar. Çiftçilerimize verilen destek ile sadece üretime değil aynı zamanda tüketicilerinde taleplerini yerelden karşılamış olacağız. İklim değişikliğinden kaynaklı önümüzdeki yıllarda gıda üretiminde ve dolayısı ile erişiminde sorunlar yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek. Bu sorunla yüzleşmemek için hiç vakit kaybetmeden gerekli yatırımlar ve tedbirleri bir an önce almalıyız. Bizler, STK’lar olarak her türlü desteği vermeye hazırız.

Tarımsal potansiyelimiz var! Birlikte bu projeleri hayata geçirebiliriz, yeter ki inanalım! Her kurum üzerine düşeni yaparsa, çok küçük dokunuşlarla çok büyük işler başarabiliriz!

Cemil PEHLEVAN

ZMO Yönetim Kurulu Adına

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner220

banner133