banner128

YOMRA İLÇESİ BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI İLE RÖPORTAJ
Türkiye Yazarlar Birliği ve Anadolu Basın Yayın Birliği adına Kamuran Tuna ve Mümin Sağlam tarafından vatandaşın objektif kriterler esasında bilgilendirilmesi kapsamında Yomra’nın nabzının tutulmasına ilişkin ortaklaşa yürütülen çalışmada, Belediye Başkan adaylarından Selçuk Atasoy ile yapılan mülakatta adayın plan, proje ve hizmet alanları bağlamındaki düşüncelerine yanıt arandı. 3-SELÇUK ATASOY Saadet Partisi Yomra Belediye Başkan Adayı -Adaylığa nasıl karar verdiniz? 2014 yılında bir adaylığımız söz konusu olmuştu. 2014 yılından bugüne kadar Yomra, gelmiş olduğu noktada pek bir değişiklik gösterememiştir. Bu sebeple, yapmış olduğumuz istişareler sonucunda böyle bir adaylığı düşündük. Vatandaşımız, Yomra’nın kronikleşmiş sorunları karşısında “yeter” dediği durumuna gelmiştir. Karar vermeden önce halkın geniş bir tabanıyla yapmış olduğumuz değerlendirme sonucunda bu kararı aldık. Bu süreç, her kesimin siyasetçisiyle; iş adamıyla, akraba ve kanaat önderiyle yapmış olduğumuz istişareler sonucunda gelişmiştir. Biz sadece kendi teşkilatımız ve kendi siyasi görüşümüzdeki kişilerle değil, diğer tüm partilerdeki öncülerle istişarelerde bulunduk. Amaç, Yomra için daha iyiyi, daha güzeli başarmaktır. Mevcut belediye başkanı AK Parti’nin belediye başkanı olarak devam kararı almıştır. İyi Parti adayı “ben yola çıkıyorum” diyerek bir karar almıştır. Biz ise istişarelerimiz sonucunda bir karar almış bulunuyoruz. Siyasi kısır çekişmelerle Yomra’ya herhangi bir hizmet verilemediği ve bundan sonra da verilemeyeceğine yönelik kanaatimiz nedeniyle adaylığımızı açıkladık. Yani diğer siyasi düşüncelerin Yomra’mıza hak ettiği hizmeti veremeyeceği inancına vardık. Saadet Partisi, geçmişte Milli Görüş çizgisiyle Türkiye’de örnek belediyeciliği başlatmış olan bir misyona sahiptir. Belediyecilik Türkiye’de Saadet Partisi ile görülmüştür. Belediyecilik ancak ve ancak milli görüş anlayışıyla yapılabilir. Biz Saadet Partisi olarak aday olduk ama diğer bütün parti teşkilatlarından da bu konuda destek gördük. Bu şekilde çalışmalarımıza başladık. Kadrolarımızı kurduk, belediye meclis üyelerimizi tespit ettik ve ziyaretlere başladık. -Öncelikle, Yomra’da, bugüne kadar ne yapıldı, ne yapılmalı ve ne yapılacak. Proje ve düşüncelerinizi anlatır mısınız? Öncelikle Yomra, siyasi çekişmelerden ötürü hep kaybetmiştir. Ömer Yıldırım döneminde de aynı şekilde siyasi çekişmeler sebebiyle Yomra kaybetmiştir. Ancak şunu belirtelim ki; Ömer Yıldırım zamanında bir takım hizmetler yapılmıştır. Bu dönemde de bir takım hizmetler vardır. Bunları inkâr ederek kimsenin hakkını yiyemeyiz. Ancak bu hizmetler Yomra için çok yetersiz hizmetlerdir. Çevre ilçelere baktığımızda Yomra’mız çok gerilerde kalmıştır, halkımız buna layık değildir. Göreve geldiğimizde belediye hizmetlerini mutlak suretle candaşa-yandaşa-gardaşa-yoldaşa olmaktan kurtarıp, vatandaşa olmasını temin edeceğiz. Bizim gençliğimizde Yomra Lisesi’ne giderken yürüdüğümüz kaldırımlar hala aynı şekilde yerinde duruyor. Değişen sadece binalardır. O yüzden, dünün öğrencileri bugünkü Yomra’nın geri kalmışlığını görerek, Yomra’yı yönetmeye aday olmuşlardır. Bunu oturup iyi düşünmek lazımdır! Bizim hedefimiz siyasi partiler, ya da kişiler değildir, bizim hedefimiz Yomra’ya ve Yomra halkına hizmettir. Kişiler ve partiler gelip geçicidir ama ilçe ve halk kalıcıdır. Önemli olan Yomra’nın kazanmasıdır. Belediye, Sosyal Kültürel, Ekonomik ve Sağlık alanında halkımıza hizmet sunmak durumundadır. Belediye anlayışı budur. Biz bunu yapmak için yola çıktık. Bu konuda örnek birçok belediye mevcuttur. Yomra örnek belediyeler arasında olamamıştır. Amaç bu tür örnek belediyeler arasına girmektir. Belediyemiz, bugüne kadar kendi yandaşına ve candaşına hizmet etmekten vatandaşa hizmeti unutmuştur. Şehrin görüntüsü ortadadır. Bir kılavuza gerek yoktur. Belediye bugüne kadar halka hizmet olarak yapması gereken asli hizmetlerini bir proje olarak sunmuş ve önemli bir hizmet saymıştır. Biz bu adaletsizliğe ve yandaşlığa karşı olduğumuz için bu yola çıktık. Bu pozisyonda saadet partisi bir alternatif olarak yola çıkmıştır. Biz beş yıl önce Kaşüstü’ndeki sorunu dile getirmiştik. Bu sorun bir an önce giderilmeli diye uyarmışızdır. Doğalgazı o gün dile getirmiştik ve bugün beş yıl sonra seçim arifesindeyiz hala bir yerde yok. Oysa bugüne kadar bunların bitirilmiş olması gerekliydi. Yomra ilçemiz, coğrafi olarak çukurda bir ilçe olduğu için hava kirliliğini fazla barındırmaktadır. Bu açıdan doğalgazın bugüne kadar gelmiş olması gerekirdi. Yomra, Trabzon’un incisi pozisyonundadır. Dışarıdan önemli ölçüde yatırım gelmektedir. Bu sebeple Yomra bir an önce altyapısını uzun vadeli olarak bitirmiş olması gerekirdi. Ama hâlâ alt yapı eksiktir. Hâlâ doğru, düzgün bir sosyal alan, bir park alanı yoktur. Kaşüstü’ne bir hastane yapıldı ama hastanenin yolu hala problem. Yomra çok yakın zamanda, çok daha gelişmiş bir şehir olacağından Yomra’nın yönetim anlayışının da gelişmiş olması gerekir. Sadece başkanın değişmesi yetmez, hizmet alanında da değişim gerekir. Biz bütün bu hizmetleri yerine getirmek için vatandaşımızın yanında yer aldık. Mevcut belediye 10 yıldır vatandaşını aldatmaktan başka bir iş yapmamıştır. Evet, köylerde yolları betonlamıştır ama belediyenin yaptığı betonun kalınlığını gidin, kırın bir ölçün bakalım standartlara, projeye uygun mudur?! Hem belediyenin asfalt beton aşkı nedir?! Asfaltın ömrü ile betonun ömrü bir midir? Hem büyükşehrin yaptığı betonlamanın rengine bakın, katılan çimentonun durumuna bakın, bir de Yomra belediyesinin durumuna? Halep orda ise arşın buradadır!. Bugün seçim arifesinde, Pazar yerinde yıkım yapmıştır. Neden seçim arifesinde de bu güne kadar değil? Bütün bunlar vatandaşa göz boyamadır. Gelelim pazar yerine getirilen uçağa... Devletin 500.000 TL, eski para ile 500 milyar TL. ‘si harcanarak alınmış, bir bunun yarısı kadar da ödeyerek mevcut yerine taşınmıştır. Bu para vatandaşın parası değil mi? Tüysüz yetimin hakkı değil mi? Ne yapılacak; lokal, çay evi vs… kim çalıştıracak bunu? Buna gerek var mıydı? Elbette vatandaş bunun cevabını sandıkta verecektir. Bizim elimizde çok projelerimiz var. Gençlerimiz için önemli projelerimiz var. Kadınlarımıza yönelik önemli projelerimiz var. İş çevrelerine ve yatırımcılara yönelik çalışmalarımız var. Gençlerimizin çok daha önemsiyoruz. Çünkü gençlerimiz ülkenin geleceği, yarının büyükleri ve bu ülkeyi yarın yönetecek olanlar olduğu için onlara iş imkânı sağlama konusunda el uzatmak zorundayız. Bugün 40.000 civarındaki Yomra nüfusu sürekli göç vermektedir. İşsizlik sebebiyle oluşan bu göçü durdurmak zorundayız. Bu göçü hem durduracak hem de geriye döndüreceğiz. İnsanlar ilçemize yakın alanlarda apartman yapmış fakat terk edip gitmişler. İş imkânı sebebiyle başka yerlerde yaşamak zorunda kalmışlar. Bu göçün geriye döndürülmesi konusunda belediye’nin mutlak suretle bir çalışma içine girmesi gerekmektedir. Bu konuda neler yapılabilir? Bugün belediye park, bahçe, asfaltlamalarla vatandaşın gözünü boyamaktadır. Seçim çalışmaları vesilesiyle yaptığımız gözlemlerde; asfaltlama yapılan mahallelerdeki ekiplerin ifadelerinde “bu asfaltlamaya yazıktır, bir ay sonra yıkılıp yeniden yapılacaktır” cümleleri yer almaktadır. Bir ay sonra TİSKİ borular döşeyecek, diyorlar. Veya doğalgaz çalışmaları yapılmamış, yeterli alt çalışma yapılmadan göz boyalamak için asfalt döküyorlar. Bu israftır, hebadır ve vatandaşın hakkıdır. Görüyoruz ki belediye müthiş bir israfın, göz boyamanın içerisindedir. Bu israf önleyerek büyük bir tasarruf sağlanabilir. Bizim anlayışımız bu tür israfları önleyerek belediyenin gelirlerini en az yüzde elli artırmaktır. Başka alanlarda da belediyenin müthiş israfı söz konusudur. Milli görüş belediyeciliği, geçmişten yapmış olduğu tasarruflarla örnek belediyecilik anlayışını ortaya koymuştur. Ve rüştünü ispat etmiştir. Bir iş makinesi aynı gün bir vadide çalışırken bir bakmışsınız bir saat sonra başka bir vadide, bir saat hizmet yapıp geri dönüyor. Maksat işte görünmektir. Tarım bitmiş durumdadır. Zengin, verimli topraklarımız varken sebzeyi, meyveyi, salatalığı, patatesi artık yurt dışından ithal edilir duruma gelmiştir. Oysa topraklarımızda her türlü tarım yapılabilmektedir. Bu, çeşitli şekillerde teşvik edilmelidir. Biz bu tarımın yeniden canlandırılması konusunda ciddi çalışmalar yapmak zorundayız. Biz, dünyada eşi bulunmayan Yomra’ya has, adını da bu elmadan alan Yomra Elma’sını çoğaltarak ekonomiye katkı sunacağız. Bunlar çeşitli şekillerde faaliyete geçirilerek desteklenmelidir. Bütün bu çalışmalar da bir anlayışla olur. Yomra’da alternatif tarımı ön plana çıkarmalıyız. Bu konuda halkımızla birlikte çalışacağız. Ayrıca, yayla ve alternatif turizmi destekleyeceğiz. Turizme zarar veren çalışmalarla deniz katledilmiştir ve edilmeye de devem olunmaktadır. Sahil dolduruldu mahvedildi. Binalar yüksek yüksek dikilerek yeşil katledildi. Dolayısıyla bu turizmi olumsuz yönde etkilemiştir. Denizle kucak kucağa olan ilçemizin sahilinde gerek yerel halkımızın gezebileceği dolaşabileceği gerekse turistin dolaşabileceği düzgün bir alan yoktur. İnsanlar bunun için çevre ilçelere gitmektedir. Her alanda spor sahaları olmalıdır. Biz, yüksek binalı kentleşmeden ziyade yaygın binalı kentleşmeyi önemsiyoruz. Biz, projelerimizi günden güne halkımıza açıklıyoruz. Hedefimiz Yomra’dır. Yomra halkının geleceği, huzur ve refahıdır. Son olarak ta; gerek köylerimize gerekse ilçemize toplu taşıma ile ilgili önemli çalışmalarımız mevcuttur. Bu meyanda hem dolmuşçumuzu hem de vatandaşımızı rahat ettireceğiz. Mahallelere toplu taşımacılık getirilmesi gerekir. Köylerden göçün yegâne sebebi budur. Ulaşım yetersizdir. Köylerde okul inşaatlarıyla göçü geriye döndürme hedefindeyiz. Yomra’da bir özel üniversitemiz var ama onların hizmetini karşılayacak yeterli bir alt yapı söz konusu değildir. Biz, alt yapı konusunda kırk, elli yılı öngören projeler ile yola çıkmayı hedefliyoruz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1